Adalet komisyonları ile Cumhuriyet başsavcıları aktif sorumluluk üstlenece:Yargıda'da, "Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli" devreye alınıyor'
04 Ocak 2026 - 13:43
Türkiye'de uzun süren yargılama sorunları nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvurulara hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) evlenen dosyaların çoğalması, hem de yargılama sürecinin bir yeniden başlatılması gündeme getirildi. Bu imkan "Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli" adı verilen yeni bir uygulama bu yıl içinde hayata kalıplaşacak şekilde planlanıyor. Yeni sistemle, ortalamayı bozan ve uzun süren davaların önüne geçilmesi hedefleniyor.
Adaletin bozulması, değişiklikleri öngören model, özellikle boşanma, kira, kadastro ve uzun süreli sonuçlandırılan soruşturma dosyalarına odaklanacak. Davaların neden uzadığı, hangi aşamalarda tıkandığı ve hangi müdahalelerle hızlandırılabileceği detaylı şekilde analiz edilecektir. Süreç, adli teşkilatın idari ve idari sorumlulukları da daha iyi hale getirilecek.
Gecikmenin hesabı sorulacak
Yeni modelin en dikkat çekici belirsizliklerinden biri, gecikmelerden doğrudan sorumluluk oranları dağılımı. Buna göre uzun süren dava ve soruşturmalarda adalet komisyonları ile cumhuriyet başsavcıları aktif sorumluluk üstlenecek . Kurulacak Yargının Etkinliği Büroları , onun gecikerek tek tek inceleyerek; Dosyanın hangi aşamayı beklediğini, sürecin neden uzamadığını ve hızlandırmak için hangi yöntemlerin uygulanabileceğini raporlayacak.
Erken uyarı ve süreç izleme programı sayesinde dosyaların uzun süre uzayıp gitmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Böylece gecikme henüz başlangıç aşamasında tespit edilerek aktarılacak, "makul sürede yargılama" ilkesinin sürdürülmesi engellenecek.
UYAP verileriyle performans analizi
Yargının Etkinliği Büroları, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden elde edilen dijital verilerle çalışıyor. Mahkemeler ve cumhuriyet başsavcılığının performansı dönemsel olarak ölçülecek ve raporlanacak . Gelen, çıkan ve devreden dosya ayrıntıları ayrıntılı şekilde incelenerek yıllık genel raporların yanı sıra birim bazlı değerlendirme raporları hazırlanacak.
Bu analizlerin, hakim ve savcı kadrolarının iş yüküne göre daha kapsamlı dağıtılmasına katkı sağlanması bekleniyor. Ayrıca yeni mahkemelerin kurulması, mevcut mahkemelerin yeniden yapılandırılması veya kişisel ihtiyaç bilgilerinin belirlenmesi ve idari kararlara da veri bölgesel bir zemin oluşturulacak. Elde edilen birimlere göre ilgili birimler arasında koordine edilerek güçlendirilecek.
Uzun dosyalar erken aşamada tespit edilecek
Yeni sistem yalnızca devam eden davalar değil, henüz başlama aşamasındaki soruşturma ve davalar da kayıttan alınır. Uzama risk taşıyan dosyaların erken aşamada tespit edilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması, sistemin temel hedefi arasında yer alıyor. Böylece hem güvenliğin adalete uygunluğu hem de yargıya olan güvenin serbest bırakılması amaçlanıyor.
Bakan Tunç: Makul sürede yargılama anayasal bir haktır
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da yeni modele ilişkin değerlendirmesinde, yargılamaların makul sürede değiştirilmesinin anayasal bir hak olduğuna dikkat çekti. Tunç, "Makul sürede yargılanma hakkı anayasal bir haktır. HSK olarak başlattığımız 'Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli' ile bu hakkı daha da güçlendirdik, istikrarlı ve sistematik bir süreci başlatıyoruz" ifadesini kullandı.
Yeni uygulamanın hayata geçirilmesiyle birlikte, Türkiye'de yargılamaların daha öngörülebilir, hızlı ve etkin bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Uzun dönemlerin kronik bir sorunun ortadan kalkması ise hem iç hukukta hem de uluslararası alanda önemli bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.
Adaletin bozulması, değişiklikleri öngören model, özellikle boşanma, kira, kadastro ve uzun süreli sonuçlandırılan soruşturma dosyalarına odaklanacak. Davaların neden uzadığı, hangi aşamalarda tıkandığı ve hangi müdahalelerle hızlandırılabileceği detaylı şekilde analiz edilecektir. Süreç, adli teşkilatın idari ve idari sorumlulukları da daha iyi hale getirilecek.
Gecikmenin hesabı sorulacak
Yeni modelin en dikkat çekici belirsizliklerinden biri, gecikmelerden doğrudan sorumluluk oranları dağılımı. Buna göre uzun süren dava ve soruşturmalarda adalet komisyonları ile cumhuriyet başsavcıları aktif sorumluluk üstlenecek . Kurulacak Yargının Etkinliği Büroları , onun gecikerek tek tek inceleyerek; Dosyanın hangi aşamayı beklediğini, sürecin neden uzamadığını ve hızlandırmak için hangi yöntemlerin uygulanabileceğini raporlayacak.
Erken uyarı ve süreç izleme programı sayesinde dosyaların uzun süre uzayıp gitmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Böylece gecikme henüz başlangıç aşamasında tespit edilerek aktarılacak, "makul sürede yargılama" ilkesinin sürdürülmesi engellenecek.
UYAP verileriyle performans analizi
Yargının Etkinliği Büroları, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden elde edilen dijital verilerle çalışıyor. Mahkemeler ve cumhuriyet başsavcılığının performansı dönemsel olarak ölçülecek ve raporlanacak . Gelen, çıkan ve devreden dosya ayrıntıları ayrıntılı şekilde incelenerek yıllık genel raporların yanı sıra birim bazlı değerlendirme raporları hazırlanacak.
Bu analizlerin, hakim ve savcı kadrolarının iş yüküne göre daha kapsamlı dağıtılmasına katkı sağlanması bekleniyor. Ayrıca yeni mahkemelerin kurulması, mevcut mahkemelerin yeniden yapılandırılması veya kişisel ihtiyaç bilgilerinin belirlenmesi ve idari kararlara da veri bölgesel bir zemin oluşturulacak. Elde edilen birimlere göre ilgili birimler arasında koordine edilerek güçlendirilecek.
Uzun dosyalar erken aşamada tespit edilecek
Yeni sistem yalnızca devam eden davalar değil, henüz başlama aşamasındaki soruşturma ve davalar da kayıttan alınır. Uzama risk taşıyan dosyaların erken aşamada tespit edilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması, sistemin temel hedefi arasında yer alıyor. Böylece hem güvenliğin adalete uygunluğu hem de yargıya olan güvenin serbest bırakılması amaçlanıyor.
Bakan Tunç: Makul sürede yargılama anayasal bir haktır
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da yeni modele ilişkin değerlendirmesinde, yargılamaların makul sürede değiştirilmesinin anayasal bir hak olduğuna dikkat çekti. Tunç, "Makul sürede yargılanma hakkı anayasal bir haktır. HSK olarak başlattığımız 'Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli' ile bu hakkı daha da güçlendirdik, istikrarlı ve sistematik bir süreci başlatıyoruz" ifadesini kullandı.
Yeni uygulamanın hayata geçirilmesiyle birlikte, Türkiye'de yargılamaların daha öngörülebilir, hızlı ve etkin bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Uzun dönemlerin kronik bir sorunun ortadan kalkması ise hem iç hukukta hem de uluslararası alanda önemli bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.

FACEBOOK YORUMLAR