AVUKATI TEKERLEKLİ SANDALYEYE MAHKUM ETMEKLE SUÇLANAN ÜNLÜ CERRAHA 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI
26 Eylül 2025 - 10:03
Denizli Barosuna kayıtlı Avukat Özlem Selek Koç, kendisini İzmir'de ameliyat eden ünlü Beyin ve Sinir Cerrahisi M.S.ye karşı sahtecilik suçundan Savcılığa şikayet etmişti.. Başından geçen olayları dilekçesinden anlatan Koç, hayatının karardığını ve tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu söyledi. Hakkında dava açılan ünlü doktor, sahtecilik suçlamalarını kabul etmedi. Yapılan son duruşmada karar çıktı. Mahkeme, doktoru 2 yıl 6 ay hapse mahkum etti. Ayrıca 3 hastane personeli hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
BEL FITIĞI VE OMURGA KANAL DARALMASI ŞİKAYETLERİYLE DOKTORA GİTTİ
Başından geçen olayı anlatan Avukat Özlem Selek Koç, '2021 yılı başlarında bel fıtığı ve omurga kanal daralması hastalıkları için Denizli’de beyin ve sinir cerrahlarına tedavi için başvurdum. Denizli’de ikisi Doçent bir Profesör olmak üzere 3 farklı cerrah açık ameliyat olmam gerektiğini, daralma temizlenerek vida takılacağını söylediler. Avukat olan eşim Oğuzhan Koç, İzmir’de M. S. isimli doktora instagramdan ulaşıp fiyat bilgisi aldı. Daha sonra İzmir'e gittik. Doktor bize sadece kapalı ameliyat yaptığını, açığa gerek olmadığını, açık tercih eden cerrahların vida başına komisyon aldıklarını, kendi tekniği ile yaptığı ameliyattan 5-10 dk sonra hastanın şikayetlerinin giderildiği ve yürütüldüğünü, aynı gün taburcu olunduğunu bize söyledi. Yaptığımı görüşmede 33.000 TL ye anlaştık' dedi.
3 SAAT SÜRER DEDİĞİ AMELİYAT 5 SAAT SÜRDÜ
Görüşmede 2,5-3 saat sürecek denen ameliyatın 6 saat sürdüğünü belirten şikayetçi Avukat Özlem Selek Koç, 'Doktor, iki farklı ameliyat yapacağını, ilki lokal anestezi ile uyanık yapılacağını, o bitince beni kaldırıp yürüterek muayene edeceğini söylemesine rağmen ayağa kalkamadım. Apar topar ikinci aşamaya genel anestezi altında yapılan ameliyat bitiminde hasta odasına belden aşağısı tamamen felç şekilde getirildim. Doktor, durum ödem kaynaklı olduğunu ve sabah düzelebileceğini söyleyip hastaneden ayrıldı.
SABAHA KADAR ACI ÇEKTİM KİMSE İLGİLENMEDİ
Cumhuriyet Savcılığına yaptığı suç duyurusunda başından geçen olayları anlatan Avukat Özlem Selek Koç, 'Ertesi sabah viziteye gelen doktor hiçbir düzelme olmadığını görmesine rağmen durum hala ödem kaynaklıdır dedi. Ameliyata girişimden itibaren idrar gaita yapamadığımı söyleyince şaşkınlık ve panik içinde hemen sonda takıldı. (Bu durum gece defalarca hastane personeline söylememe rağmen hiçbir şey yapılmadan sabaha kadar acı çekerek bekletildim) Zorlamayla tomografi çekiliyor çekildi. Doktor operasyon alanında temizlenmeyen azıcık bir darlığın kaldığını, bunun felce yol açmayacağını, durumun ödemden kaynaklandığını ve derhal fizik tedaviye başlanarak iyileşmenin görüleceğini söyleyip bizi taburcu etti. Biz de ikamet ettiğimiz Denizli’ye özel bir hastaneye yatış yaptık. Yönlendirme doğrultusunda fizik tedaviye başladık' diyerek açıklama yaptı.
YÜZDE 83 KALICI ENGELLİ DURUMDAYIM
Fizik tedavi hiçbir sonuç vermeyince Denizli'de Prof Dr Mehmet Erdal Coşkun'a danıştıklarını belirten mağdur avukat Koç, 'Durumun kauda equina denilen bir sendrom oldğunu, ilk andan itibaren 24 saat içinde müdahale edilmezse kalıcı felç görüleceğini ve kesinlikle fizik tedavi ile iyileşme olmayacağını, derhal açık bir cerrahi ile acil müdahalenin zorunlu olduğunu söyledi. Tam bir hafta sonra yeniden ameliyata alındım. Ameliyat sonrası belden aşağıi felç durumunda bariz düzelmeler görülüyor ancak, ayak bileklerimden itibaren felcin kalıcı olduğu anlaşıldı. Şu anda %83 kalıcı engelli durumundayım' dedi.
DOKTORUN CEZA ALDIĞI SON DURUŞMA TUTANAĞI
T.C. İZMİR 54. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ DURUŞMA TUTANAĞI
DOSYA NO : 2024/5.... Esas DURUŞMA TARİHİ :
CELSE NO : 7.
HAKİM : A...Ö.... C....
CUMHURİYET SAVCISI : H.... M.....
Belirli gün ve saatte 7. celse açıldı. Sanık M. S. ve müdafileri Av. İ. K., Av. A. K. ., Av. A. Ö. B., Katılan ÖZLEM SELEK KOÇ ve vekili Av. Oğuzhan Koç ve Av. Sefa Yılmaz ve Av. Gamze Şimşek geldikleri görüldü. Açık yargılamaya devam olundu. Denizli Baro Başkanlığı'nın katılma talebini içeren dilekçe gönderdikleri görüldü. Denizli Barosu adına Av. Aylin Uzar Yılmaz, Av. İbrahim Okkaya, Av. Büşra Tıkıroğlu, Av. Sait Türkkol, Av. Gül Ünlü geldikleri görüldü. İddia makamından soruldu: suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı değerlendirilerek bu aşamada talebin reddine karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur dedi. G.D. Denizli Baro Başkanlığı'nın suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı değerlendirilerek bu aşamada talebin reddine karar verildi, tefhimle açık yargılamaya devam olundu. Sanık müdafinin mütalaaya karşı yazılı savunmalarını içerir dilekçe sundukları görüldü. İddia makamı, katılan, katılan vekilleri, sanık ve sanık müdafiilerinden kovuşturmanın genişletilmesi talebi soruldu: İddia makamı beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebimiz yoktur, dedi. Katılan beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebim yoktur, dedi. Katılan vekilleri beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebim yoktur, dediler. Sanık beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebim yoktur, dedi. Sanık müdafiileri beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebimiz yoktur, dediler.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: bir önceki celse sunmuş olduğumuz "Olayın oluş şekli, zamanı, yeri, kolluk tutanakları, kovuşturma aşamasında tespit edilen belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında; katılanın 24/04/2021 tarihinde rahatsızlığı sebebiyle özel M.... İzmir hastanesinde ameliyatını gerçekleştiren sanığın bu ameliyat sonrasında katılanın kısmi felç geçirmesi sonucunda şikayete konu edilen dosyaya ibraz edilen epikriz raporları ile katılan ve eşine teslim edilen epikriz raporları arasında oynama yapılarak son tanzim edilen raporla "acil ameliyat gerektiği ve hastanın ameliyatı kabul etmemesi üzerine" şeklinde ibareler eklendiği, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre sanığın 30231 "Msayın" kullanıcı adıyla 24/05/2... 11.07.13 tarihinde ameliyat alanına ekleme çıkarma yaptığının tespit edildiği, bunun dışında hastane personellerinden G. G., E. Y. ve B. S. isimli personellerin de klinik seyir-muayene-çıkış önerileri alanlarına ekleme çıkarma yaptıklarının görüldüğü, sanığın eylemi ile katılanın kısmi felç geçirerek zarara uğratması nedeniyle TCK'nın 210/2 maddesi delaletiyle 204/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına, T.C. İZMİR 54. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Duruşma Tar: 16/09/2.. Dosya No : 2024/5... Esas 2/4 isimleri geçen diğer hastane personelleri hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklindeki mütalaamızı tekrar ederiz dedi.
KATILAN ESAS HAKKINDAKİ BEYANINDA: Mütalaaya katılıyorum, sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ederim, zararım giderilmemiştir, HAGB dahil hiçbir takdiri indirim sebebinin uygulanmamasını talep ederim dedi. KATILAN VEKİLİ AV. OĞUZHAN KOÇ ESAS HAKKINDAKİ BEYANINDA: önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, sanık müdafilerince dosyaya en son sunulan savunma dilekçesinde zararın oluşmadığından bahisle ilgili maddeden cezalandırma olmayacağına dair isnat ortaya sürülmüş. Sanığın belgede sahtecilik eylemi nedeniyle taksirle yaralama suçundan takipsizlik kararı verilmiş, ayrıca soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir. Bu da TCK'nın 210/2 maddesindeki menfaat şartının gerçekleştiğini göstermektedir. Savunma dilekçesindeki diğer hususları da kabul etmiyoruz. Sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasını, takdiri indirim uygulanmamasını talep ediyoruz dedi. KATILAN VEKİLİ AV. SEFA YILMAZ ESAS HAKKINDAKİ BEYANINDA: tüm beyanlara katılıyoruz, iddia makamının diğer sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına dair beyanı çerçevesinde suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz. Bu durumun varlığı bile sanığın iradi hareketlerinin sonraki süreçte de devam ettiğini kanıtlamaktadır. Yasal indirim nedenleri uygulanmadan cezalandırılmasını talep ediyoruz dedi. KATILAN VEKİLİ AV. GAMZE ŞİMŞEK ESAS HAKKINDAKİ BEYANINDA: meslektaşlarımın beyanlarını tekrar ediyorum, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını, hiçbir takdiri indirim uygulanmamasını talep ediyoruz dedi. SANIK ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMASINDA: iki tane farklı evrak vardır, değiştirildiği söylenen. Her iki evrakta da kauda ekuina bulguları yazıyor. Kauda ekuina tedavisi internete yazıldığında acil tedavisi olduğu anlaşılmaktadır. Benim bu iki epikriz arasında değişiklik yapmam, yaptığımı kabul etsem de bana ne fayda ne zarar sağlar. Altında benim imzam bulunmayan hastanenin anteti bulunmayan bir taslak evrak var bir de altında benim imzam olan evrak var. Bunlarda aldatma kağbiliyeti olabilecek bir şey yoktur. Bundan benim menfaat ya da karşı tarafın zarar görmesine sebep olabilecek bir şey yoktur. Burada yazan her şey iki evrakta %100 doğrudur. Ben ahlak üzerine yaşayan bir insanım, ben sahtecilik yapmadım. Evrakta sahtecilik suçunu kesinlikle kabul etmiyorum. Adil bir karar vermenizi rica ediyorum dedi.
SANIK MÜDAFİ AV. İ.. K.... ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMASINDA: mütalaaya katılmıyoruz. Müvekkilim ayrıntılı beyanlarda bulundu, beyanlarına katılıyoruz. Tüm yazılı savunmalarımızı tekrar ederiz. Müvekkil her aşamada bu belgede herhangi bir şekilde gerçeğe aykırı durum yok, ilk taslak metni ben vermedim, altında da benim imzam yok şeklinde beyanda bulundu. Durma talebiyle ilgili olarak geçen celse red kararı verildi. Talepte bulunmak için bir süre sıkıntısı ya da başka bir sıkıntı yoktur. Biz desek ki durma kararı vermeyin desek bile sizin resen bu kararı vermeniz gerekir. Epikriz, muayene teşhis ve tedavi ile ilgili olan bir işlemdir. Bununla ilgili kararları sunduk. Bu nedenlerle öncelikle CMK 223/8 maddesi gereğince durma kararı verilmesini talep ederiz. Yapılan arama işleminde sulh ceza hakimliği kararı yoktur. Bir ay önce olmayan kayıtlar bir ay sonra nasıl getirtilmiştir, bu konuda bir açıklık yoktur. Log kayıtlarının alındığı diskin numarası ya da delil poşeti içerisine konulduğuna dair bir kayıt da yoktur. Bu husus da hukuka aykırıdır. Kopyalama yapılırken alınan bir HASH değeri yoktur. Bu da hukuka uygun bir delil değildir. Write blocker kullanılarak kopya alma yapılmamıştır. Log kayıtlarında zaman damgası yoktur. Delil yasakları kapsamında olan bir delil, delil olarak kabul edilemez. Bunlarla karar verilemez. Bilirkişi Onur Durukan neden seçildi. Soruşturma aşamasındaki bilirkişi kovuşturmada bilirkişi olamaz. Ayrıca bilirkişi kurulu listesinde bu konuda uzman olmadığından görevlendirilme yapılmış ve bu rapor usule aykırıdır. Müvekkilim katılana ameliyat önermiştir. Katılan ameliyat olmayacağım demiştir. Hasta ameliyatı kabul etmemiştir. Gerçeğe aykırı hiçbir durum yoktur. Yargıtay kararı gereğince faydasız sahtecilik olursa olur. Önceki beyanlarımızı T.C. İZMİR 54. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Duruşma Tar: 16/09/2025 Dosya No : 2024/5... Esas 3/4 tekrarla kanun maddesinde belirtilen gerçeğe aykırı durum bu dosyada yoktur. Kanun şartları oluşmamıştır, suç yoktur, müvekkilin beraatine karar verilmesini, aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz dedi.
SANIK MÜDAFİ AV. A.. K.. B... ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMASINDA: bugün yüksek makamınıza sunulan Denizli Barosu'nun müdahale talebinin reddedilmesini arz ediyoruz. Bundan önce iki ayrı savunma dilekçesi sunduk. UYAP'tan göndermiş olduğumuz son dilekçemizde bir önceki dilekçeden farklı olarak özel hastaneler yönetmeliği, tüzüğü, Sağlık Bakanlığı'nın sözlüğünü de aynen aktardık. Epikriz hekimin bilgi notudur. Epikriz o hekimle ilgili kişisel bir nottur. Epikriz hiçbir zaman bağlayıcı değildir. Epikriz ameliyatın yapıldığı hastaneyi de bağlayıcı bir rapor değildir. Yani resmi nitelikte bağlayıcı bir rapor değildir. Dolayısıyla sahteliği ileri sürülen epikriz sadece müvekkilimizle ilgili bir bilgi notudur. Nitekim 8-10 satır olan bu raporu okuduğunuzda 9/10'un latince kelimelerle düzenlendiği ve hastaya ne işlemler yapıldığı, hangi aletler kullanıldığı açıklamıştır. Burada gerçekte bir sahtecilik yoktur. Sahtelikten söz edilebilmesi için gerçeğe aykırılık gerekir. TCK 204-210 arasına bakıldığında sürekli sahte ibaresi geçmektedir. Sahte olabilmesi için başka bir kimsenin yazıyı yazması gerekmektedir. Burada bu ekleme tamamen gerçektir. Oysa bildiğimiz gibi sahtelik olabilmesi için gerçeğe aykırılık birinci unsurdur. Burada müvekkilimiz hiçbir zaman gerçeğe aykırı bir beyanda bulunmamıştır. İddia makamı mütalaa da müvekkilimizle birlikte üç kişiyi de sorumlu tutuyor. Kimdir fail belli değil. Burada önemli olan husus, mağdur, eşi ve eşinin yakın arkadaşı olan bir şahit diyor ki ameliyattan bir gün sonra ertesi sabah doktor geldi, idrara zor çıktığını hastanın söylemesi üzerine tomografiye gönderdi ve aynen isterseniz ameliyat edeyim, hatta bu ameliyatla ilgili para da almam demiştir. Ama hasta ve yakını eşi biz size güvenimizi kaybettik, hayır siz ameliyat etmeyin, Denizli'ye gideceğiz demişlerdir. Sahte olduğu iddia edilen satırda başka bir şey yoktur, gerçeğe uygundur. Geçen duruşmanın sonunda iki Yargıtay kararı sunmuştuk. Her iki karar diyor ki yapılan ilave ekleme gerçeğe uygun olduğu için sahtecilik yoktur. Ne yapmıştır ilgili şahıs, birinde avalimdir demiştir. Birinde de müdahilin bizzat imzasını ve soyadını yazmıştır ve imza atmıştır. Dolayısıyla Yargıtay avalimdir sözcüğünün sahte olmadığını, gerçeğe uygun olduğunu belirtmiştir. Biz burada gerçeğe aykırı olduğunu tartışıyoruz. Bilgisayar çıktısında epikrizde aldatıcılık kabiliyeti yoktur. Sahteciliğin meydana gelebilmesi için aldatıcılığın bulunması gerekir. Bizzat mağdurun eşi ve onun yakın arkadaşı olan Bayram bey huzurunuzdaki şahitliğinde biz epikrizi önümüze koyduk. Epikriz raporunun bir tanesinde bir cümle fazla idi. Bunu hem mağdurenin eşi söylüyor hem de yakın arkadaşı olan Bayram bey söylüyor. Bir belgede aldatıcılık kabiliyeti varsa sahtekarlık olur, yoksa olmaz. Burada zarar da yoktur. İddia makamı mağdurede kısmi felç meydana geldiğini beyan etmiştir. Hayat tecrübelerinden anlaşılacağı üzere hangi sahtekarlığın sonucunda kısmi felç meydana gelir. Bu epikriz raporuna dayanılarak meydana gelmiş bir zarar yoktur. 210'uncu maddeden 204'üncü maddeye gitmek mümkün değildir. Belirtilen satırla kısmi felcin meydana gelmesi arasında nedensellik bağı yoktur. Nedensellik bağı olmayan bir zarar meydana gelebilir mi, böyle bir şey yoktur. Gerçeğe aykırı aldatıcılık ve zarar unsurları yoktur. Bu nedenle suç meydana gelmemiştir. Bu nedenle müvekkilimizin beraatini arz ediyoruz. Mahkeme aksi kanaatte ise cezanın en alt sınırdan verilmesini, takdiri hafifletici sebebinin uygulanmasını, cezanın ertelenmesini talep ediyoruz. Müvekkilim doktordur, 25 senedir topluma hizmet etmektedir. Tıbbın en son usulünü uygulayan bir hekimdir. Meydana gelmeyen bir suçtan dolayı cezalandırmak yanlış olacaktır dedi.
SANIK MÜDAFİ AV. A... Ö... B..... ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMASINDA: meslektaşlarımın beyanlarına katılıyorum. Suçun unsurları oluşmamıştır. Aldatıcılık özelliği bulunmamaktadır, müvekkilimizin beraatini talep ediyoruz dedi. Duruşmanın sona erdirileceği bildirilerek sanıktan son söz soruldu. SANIK SON SÖZÜNDE: ben herhangi bir evrakta sahtecilik suçu diye bir suçu işlemedim, böyle bir şeyi kabul etmiyorum, adil ve vicdani yargılanarak beraatimi talep ediyorum dedi. Araştırılacak başka bir husus kalmadığından açık yargılamaya son verildi. T.C. İZMİR 54. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Duruşma Tar: 16/09/2.... Dosya No : 2024/5... Esas 4/4
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere. Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 210/2 maddesi delaletiyle 204/1 maddesi gereğince suçun işleniş özellikleri, meydana gelen zararın ağırlığı, kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın sabıkasız oluşu lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın TCK'nın 53/1-a, b, d, e maddesindeki yasal haklarından cezanın tamamen infazına kadar, TCK'nın 53/1-c maddesindeki yasal hakkından kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımluk yetkileri açısından denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edildiği ya da koşulllu salıverildiği tarihe kadar, kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden cezanın tamamen infazına kadar yoksun bırakılmasına, (infazda Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/1... esas 2015/8.. karar sayılı iptal kararının nazara alınmasına), Sanığa verilen sonuç ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından hakkında TCK'nın 50, 51 ve CMK'nın 231 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, Karar kesinleştiğinde hastane personellerinden G. G., E. Y. ve B. S. isimli personellerin de klinik seyir-muayene-çıkış önerileri alanlarına ekleme çıkarma yaptıklarının görüldüğü anlaşılmakla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet'inin 2023/20792 sırasında kayıtlı 1 Adet K-0038756 seri numaralı delil poşeti içerisinde bir adet log kayıtlarının bulunduğu disk'in dosyasında delil olarak saklanılmasına, Yargılama nedeniyle yapılan 3 tebligat gideri 294,00 TL, 2 e tebligat gideri 20,00 TL, bilirkişi ücreti 14.000,00 TL olmak üzere toplam 14.314,00 TL'nin sanıktan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, sanık, sanık müdafileri, katılan, katılan vekilleri ve iddia makamının yüzüne karşı, mütalaya uygun olarak verilen kararın 5271 sayılı CMK'nın 273. maddesi gereğince, iddia makamı, sanık müdafi ve katılan vekili açısından gerekçeli kararın tebliğinden itibaren sanık cezaevinde ise bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek, cezaevinde olmaması halinde iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek, tahliye olması halinde ise 291. maddesi gereğince mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer asliye ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile veya bu mahkemelere müracaat ile zabıt katibine veya Hakime tasdik ettirilecek bir tutanak ya dadilekçe ile karara karşı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hak ve yolları açık olmak üzere karar verilerek, verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
BEL FITIĞI VE OMURGA KANAL DARALMASI ŞİKAYETLERİYLE DOKTORA GİTTİ
Başından geçen olayı anlatan Avukat Özlem Selek Koç, '2021 yılı başlarında bel fıtığı ve omurga kanal daralması hastalıkları için Denizli’de beyin ve sinir cerrahlarına tedavi için başvurdum. Denizli’de ikisi Doçent bir Profesör olmak üzere 3 farklı cerrah açık ameliyat olmam gerektiğini, daralma temizlenerek vida takılacağını söylediler. Avukat olan eşim Oğuzhan Koç, İzmir’de M. S. isimli doktora instagramdan ulaşıp fiyat bilgisi aldı. Daha sonra İzmir'e gittik. Doktor bize sadece kapalı ameliyat yaptığını, açığa gerek olmadığını, açık tercih eden cerrahların vida başına komisyon aldıklarını, kendi tekniği ile yaptığı ameliyattan 5-10 dk sonra hastanın şikayetlerinin giderildiği ve yürütüldüğünü, aynı gün taburcu olunduğunu bize söyledi. Yaptığımı görüşmede 33.000 TL ye anlaştık' dedi.
3 SAAT SÜRER DEDİĞİ AMELİYAT 5 SAAT SÜRDÜ
Görüşmede 2,5-3 saat sürecek denen ameliyatın 6 saat sürdüğünü belirten şikayetçi Avukat Özlem Selek Koç, 'Doktor, iki farklı ameliyat yapacağını, ilki lokal anestezi ile uyanık yapılacağını, o bitince beni kaldırıp yürüterek muayene edeceğini söylemesine rağmen ayağa kalkamadım. Apar topar ikinci aşamaya genel anestezi altında yapılan ameliyat bitiminde hasta odasına belden aşağısı tamamen felç şekilde getirildim. Doktor, durum ödem kaynaklı olduğunu ve sabah düzelebileceğini söyleyip hastaneden ayrıldı.
SABAHA KADAR ACI ÇEKTİM KİMSE İLGİLENMEDİ
Cumhuriyet Savcılığına yaptığı suç duyurusunda başından geçen olayları anlatan Avukat Özlem Selek Koç, 'Ertesi sabah viziteye gelen doktor hiçbir düzelme olmadığını görmesine rağmen durum hala ödem kaynaklıdır dedi. Ameliyata girişimden itibaren idrar gaita yapamadığımı söyleyince şaşkınlık ve panik içinde hemen sonda takıldı. (Bu durum gece defalarca hastane personeline söylememe rağmen hiçbir şey yapılmadan sabaha kadar acı çekerek bekletildim) Zorlamayla tomografi çekiliyor çekildi. Doktor operasyon alanında temizlenmeyen azıcık bir darlığın kaldığını, bunun felce yol açmayacağını, durumun ödemden kaynaklandığını ve derhal fizik tedaviye başlanarak iyileşmenin görüleceğini söyleyip bizi taburcu etti. Biz de ikamet ettiğimiz Denizli’ye özel bir hastaneye yatış yaptık. Yönlendirme doğrultusunda fizik tedaviye başladık' diyerek açıklama yaptı.
YÜZDE 83 KALICI ENGELLİ DURUMDAYIM
Fizik tedavi hiçbir sonuç vermeyince Denizli'de Prof Dr Mehmet Erdal Coşkun'a danıştıklarını belirten mağdur avukat Koç, 'Durumun kauda equina denilen bir sendrom oldğunu, ilk andan itibaren 24 saat içinde müdahale edilmezse kalıcı felç görüleceğini ve kesinlikle fizik tedavi ile iyileşme olmayacağını, derhal açık bir cerrahi ile acil müdahalenin zorunlu olduğunu söyledi. Tam bir hafta sonra yeniden ameliyata alındım. Ameliyat sonrası belden aşağıi felç durumunda bariz düzelmeler görülüyor ancak, ayak bileklerimden itibaren felcin kalıcı olduğu anlaşıldı. Şu anda %83 kalıcı engelli durumundayım' dedi.
DOKTORUN CEZA ALDIĞI SON DURUŞMA TUTANAĞI
T.C. İZMİR 54. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ DURUŞMA TUTANAĞI
DOSYA NO : 2024/5.... Esas DURUŞMA TARİHİ :
CELSE NO : 7.
HAKİM : A...Ö.... C....
CUMHURİYET SAVCISI : H.... M.....
Belirli gün ve saatte 7. celse açıldı. Sanık M. S. ve müdafileri Av. İ. K., Av. A. K. ., Av. A. Ö. B., Katılan ÖZLEM SELEK KOÇ ve vekili Av. Oğuzhan Koç ve Av. Sefa Yılmaz ve Av. Gamze Şimşek geldikleri görüldü. Açık yargılamaya devam olundu. Denizli Baro Başkanlığı'nın katılma talebini içeren dilekçe gönderdikleri görüldü. Denizli Barosu adına Av. Aylin Uzar Yılmaz, Av. İbrahim Okkaya, Av. Büşra Tıkıroğlu, Av. Sait Türkkol, Av. Gül Ünlü geldikleri görüldü. İddia makamından soruldu: suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı değerlendirilerek bu aşamada talebin reddine karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur dedi. G.D. Denizli Baro Başkanlığı'nın suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı değerlendirilerek bu aşamada talebin reddine karar verildi, tefhimle açık yargılamaya devam olundu. Sanık müdafinin mütalaaya karşı yazılı savunmalarını içerir dilekçe sundukları görüldü. İddia makamı, katılan, katılan vekilleri, sanık ve sanık müdafiilerinden kovuşturmanın genişletilmesi talebi soruldu: İddia makamı beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebimiz yoktur, dedi. Katılan beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebim yoktur, dedi. Katılan vekilleri beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebim yoktur, dediler. Sanık beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebim yoktur, dedi. Sanık müdafiileri beyanında: Kovuşturmanın genişletilmesi talebimiz yoktur, dediler.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: bir önceki celse sunmuş olduğumuz "Olayın oluş şekli, zamanı, yeri, kolluk tutanakları, kovuşturma aşamasında tespit edilen belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında; katılanın 24/04/2021 tarihinde rahatsızlığı sebebiyle özel M.... İzmir hastanesinde ameliyatını gerçekleştiren sanığın bu ameliyat sonrasında katılanın kısmi felç geçirmesi sonucunda şikayete konu edilen dosyaya ibraz edilen epikriz raporları ile katılan ve eşine teslim edilen epikriz raporları arasında oynama yapılarak son tanzim edilen raporla "acil ameliyat gerektiği ve hastanın ameliyatı kabul etmemesi üzerine" şeklinde ibareler eklendiği, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre sanığın 30231 "Msayın" kullanıcı adıyla 24/05/2... 11.07.13 tarihinde ameliyat alanına ekleme çıkarma yaptığının tespit edildiği, bunun dışında hastane personellerinden G. G., E. Y. ve B. S. isimli personellerin de klinik seyir-muayene-çıkış önerileri alanlarına ekleme çıkarma yaptıklarının görüldüğü, sanığın eylemi ile katılanın kısmi felç geçirerek zarara uğratması nedeniyle TCK'nın 210/2 maddesi delaletiyle 204/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına, T.C. İZMİR 54. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Duruşma Tar: 16/09/2.. Dosya No : 2024/5... Esas 2/4 isimleri geçen diğer hastane personelleri hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklindeki mütalaamızı tekrar ederiz dedi.
KATILAN ESAS HAKKINDAKİ BEYANINDA: Mütalaaya katılıyorum, sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ederim, zararım giderilmemiştir, HAGB dahil hiçbir takdiri indirim sebebinin uygulanmamasını talep ederim dedi. KATILAN VEKİLİ AV. OĞUZHAN KOÇ ESAS HAKKINDAKİ BEYANINDA: önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, sanık müdafilerince dosyaya en son sunulan savunma dilekçesinde zararın oluşmadığından bahisle ilgili maddeden cezalandırma olmayacağına dair isnat ortaya sürülmüş. Sanığın belgede sahtecilik eylemi nedeniyle taksirle yaralama suçundan takipsizlik kararı verilmiş, ayrıca soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir. Bu da TCK'nın 210/2 maddesindeki menfaat şartının gerçekleştiğini göstermektedir. Savunma dilekçesindeki diğer hususları da kabul etmiyoruz. Sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasını, takdiri indirim uygulanmamasını talep ediyoruz dedi. KATILAN VEKİLİ AV. SEFA YILMAZ ESAS HAKKINDAKİ BEYANINDA: tüm beyanlara katılıyoruz, iddia makamının diğer sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına dair beyanı çerçevesinde suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz. Bu durumun varlığı bile sanığın iradi hareketlerinin sonraki süreçte de devam ettiğini kanıtlamaktadır. Yasal indirim nedenleri uygulanmadan cezalandırılmasını talep ediyoruz dedi. KATILAN VEKİLİ AV. GAMZE ŞİMŞEK ESAS HAKKINDAKİ BEYANINDA: meslektaşlarımın beyanlarını tekrar ediyorum, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını, hiçbir takdiri indirim uygulanmamasını talep ediyoruz dedi. SANIK ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMASINDA: iki tane farklı evrak vardır, değiştirildiği söylenen. Her iki evrakta da kauda ekuina bulguları yazıyor. Kauda ekuina tedavisi internete yazıldığında acil tedavisi olduğu anlaşılmaktadır. Benim bu iki epikriz arasında değişiklik yapmam, yaptığımı kabul etsem de bana ne fayda ne zarar sağlar. Altında benim imzam bulunmayan hastanenin anteti bulunmayan bir taslak evrak var bir de altında benim imzam olan evrak var. Bunlarda aldatma kağbiliyeti olabilecek bir şey yoktur. Bundan benim menfaat ya da karşı tarafın zarar görmesine sebep olabilecek bir şey yoktur. Burada yazan her şey iki evrakta %100 doğrudur. Ben ahlak üzerine yaşayan bir insanım, ben sahtecilik yapmadım. Evrakta sahtecilik suçunu kesinlikle kabul etmiyorum. Adil bir karar vermenizi rica ediyorum dedi.
SANIK MÜDAFİ AV. İ.. K.... ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMASINDA: mütalaaya katılmıyoruz. Müvekkilim ayrıntılı beyanlarda bulundu, beyanlarına katılıyoruz. Tüm yazılı savunmalarımızı tekrar ederiz. Müvekkil her aşamada bu belgede herhangi bir şekilde gerçeğe aykırı durum yok, ilk taslak metni ben vermedim, altında da benim imzam yok şeklinde beyanda bulundu. Durma talebiyle ilgili olarak geçen celse red kararı verildi. Talepte bulunmak için bir süre sıkıntısı ya da başka bir sıkıntı yoktur. Biz desek ki durma kararı vermeyin desek bile sizin resen bu kararı vermeniz gerekir. Epikriz, muayene teşhis ve tedavi ile ilgili olan bir işlemdir. Bununla ilgili kararları sunduk. Bu nedenlerle öncelikle CMK 223/8 maddesi gereğince durma kararı verilmesini talep ederiz. Yapılan arama işleminde sulh ceza hakimliği kararı yoktur. Bir ay önce olmayan kayıtlar bir ay sonra nasıl getirtilmiştir, bu konuda bir açıklık yoktur. Log kayıtlarının alındığı diskin numarası ya da delil poşeti içerisine konulduğuna dair bir kayıt da yoktur. Bu husus da hukuka aykırıdır. Kopyalama yapılırken alınan bir HASH değeri yoktur. Bu da hukuka uygun bir delil değildir. Write blocker kullanılarak kopya alma yapılmamıştır. Log kayıtlarında zaman damgası yoktur. Delil yasakları kapsamında olan bir delil, delil olarak kabul edilemez. Bunlarla karar verilemez. Bilirkişi Onur Durukan neden seçildi. Soruşturma aşamasındaki bilirkişi kovuşturmada bilirkişi olamaz. Ayrıca bilirkişi kurulu listesinde bu konuda uzman olmadığından görevlendirilme yapılmış ve bu rapor usule aykırıdır. Müvekkilim katılana ameliyat önermiştir. Katılan ameliyat olmayacağım demiştir. Hasta ameliyatı kabul etmemiştir. Gerçeğe aykırı hiçbir durum yoktur. Yargıtay kararı gereğince faydasız sahtecilik olursa olur. Önceki beyanlarımızı T.C. İZMİR 54. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Duruşma Tar: 16/09/2025 Dosya No : 2024/5... Esas 3/4 tekrarla kanun maddesinde belirtilen gerçeğe aykırı durum bu dosyada yoktur. Kanun şartları oluşmamıştır, suç yoktur, müvekkilin beraatine karar verilmesini, aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz dedi.
SANIK MÜDAFİ AV. A.. K.. B... ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMASINDA: bugün yüksek makamınıza sunulan Denizli Barosu'nun müdahale talebinin reddedilmesini arz ediyoruz. Bundan önce iki ayrı savunma dilekçesi sunduk. UYAP'tan göndermiş olduğumuz son dilekçemizde bir önceki dilekçeden farklı olarak özel hastaneler yönetmeliği, tüzüğü, Sağlık Bakanlığı'nın sözlüğünü de aynen aktardık. Epikriz hekimin bilgi notudur. Epikriz o hekimle ilgili kişisel bir nottur. Epikriz hiçbir zaman bağlayıcı değildir. Epikriz ameliyatın yapıldığı hastaneyi de bağlayıcı bir rapor değildir. Yani resmi nitelikte bağlayıcı bir rapor değildir. Dolayısıyla sahteliği ileri sürülen epikriz sadece müvekkilimizle ilgili bir bilgi notudur. Nitekim 8-10 satır olan bu raporu okuduğunuzda 9/10'un latince kelimelerle düzenlendiği ve hastaya ne işlemler yapıldığı, hangi aletler kullanıldığı açıklamıştır. Burada gerçekte bir sahtecilik yoktur. Sahtelikten söz edilebilmesi için gerçeğe aykırılık gerekir. TCK 204-210 arasına bakıldığında sürekli sahte ibaresi geçmektedir. Sahte olabilmesi için başka bir kimsenin yazıyı yazması gerekmektedir. Burada bu ekleme tamamen gerçektir. Oysa bildiğimiz gibi sahtelik olabilmesi için gerçeğe aykırılık birinci unsurdur. Burada müvekkilimiz hiçbir zaman gerçeğe aykırı bir beyanda bulunmamıştır. İddia makamı mütalaa da müvekkilimizle birlikte üç kişiyi de sorumlu tutuyor. Kimdir fail belli değil. Burada önemli olan husus, mağdur, eşi ve eşinin yakın arkadaşı olan bir şahit diyor ki ameliyattan bir gün sonra ertesi sabah doktor geldi, idrara zor çıktığını hastanın söylemesi üzerine tomografiye gönderdi ve aynen isterseniz ameliyat edeyim, hatta bu ameliyatla ilgili para da almam demiştir. Ama hasta ve yakını eşi biz size güvenimizi kaybettik, hayır siz ameliyat etmeyin, Denizli'ye gideceğiz demişlerdir. Sahte olduğu iddia edilen satırda başka bir şey yoktur, gerçeğe uygundur. Geçen duruşmanın sonunda iki Yargıtay kararı sunmuştuk. Her iki karar diyor ki yapılan ilave ekleme gerçeğe uygun olduğu için sahtecilik yoktur. Ne yapmıştır ilgili şahıs, birinde avalimdir demiştir. Birinde de müdahilin bizzat imzasını ve soyadını yazmıştır ve imza atmıştır. Dolayısıyla Yargıtay avalimdir sözcüğünün sahte olmadığını, gerçeğe uygun olduğunu belirtmiştir. Biz burada gerçeğe aykırı olduğunu tartışıyoruz. Bilgisayar çıktısında epikrizde aldatıcılık kabiliyeti yoktur. Sahteciliğin meydana gelebilmesi için aldatıcılığın bulunması gerekir. Bizzat mağdurun eşi ve onun yakın arkadaşı olan Bayram bey huzurunuzdaki şahitliğinde biz epikrizi önümüze koyduk. Epikriz raporunun bir tanesinde bir cümle fazla idi. Bunu hem mağdurenin eşi söylüyor hem de yakın arkadaşı olan Bayram bey söylüyor. Bir belgede aldatıcılık kabiliyeti varsa sahtekarlık olur, yoksa olmaz. Burada zarar da yoktur. İddia makamı mağdurede kısmi felç meydana geldiğini beyan etmiştir. Hayat tecrübelerinden anlaşılacağı üzere hangi sahtekarlığın sonucunda kısmi felç meydana gelir. Bu epikriz raporuna dayanılarak meydana gelmiş bir zarar yoktur. 210'uncu maddeden 204'üncü maddeye gitmek mümkün değildir. Belirtilen satırla kısmi felcin meydana gelmesi arasında nedensellik bağı yoktur. Nedensellik bağı olmayan bir zarar meydana gelebilir mi, böyle bir şey yoktur. Gerçeğe aykırı aldatıcılık ve zarar unsurları yoktur. Bu nedenle suç meydana gelmemiştir. Bu nedenle müvekkilimizin beraatini arz ediyoruz. Mahkeme aksi kanaatte ise cezanın en alt sınırdan verilmesini, takdiri hafifletici sebebinin uygulanmasını, cezanın ertelenmesini talep ediyoruz. Müvekkilim doktordur, 25 senedir topluma hizmet etmektedir. Tıbbın en son usulünü uygulayan bir hekimdir. Meydana gelmeyen bir suçtan dolayı cezalandırmak yanlış olacaktır dedi.
SANIK MÜDAFİ AV. A... Ö... B..... ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMASINDA: meslektaşlarımın beyanlarına katılıyorum. Suçun unsurları oluşmamıştır. Aldatıcılık özelliği bulunmamaktadır, müvekkilimizin beraatini talep ediyoruz dedi. Duruşmanın sona erdirileceği bildirilerek sanıktan son söz soruldu. SANIK SON SÖZÜNDE: ben herhangi bir evrakta sahtecilik suçu diye bir suçu işlemedim, böyle bir şeyi kabul etmiyorum, adil ve vicdani yargılanarak beraatimi talep ediyorum dedi. Araştırılacak başka bir husus kalmadığından açık yargılamaya son verildi. T.C. İZMİR 54. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Duruşma Tar: 16/09/2.... Dosya No : 2024/5... Esas 4/4
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere. Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 210/2 maddesi delaletiyle 204/1 maddesi gereğince suçun işleniş özellikleri, meydana gelen zararın ağırlığı, kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın sabıkasız oluşu lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın TCK'nın 53/1-a, b, d, e maddesindeki yasal haklarından cezanın tamamen infazına kadar, TCK'nın 53/1-c maddesindeki yasal hakkından kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımluk yetkileri açısından denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edildiği ya da koşulllu salıverildiği tarihe kadar, kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden cezanın tamamen infazına kadar yoksun bırakılmasına, (infazda Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/1... esas 2015/8.. karar sayılı iptal kararının nazara alınmasına), Sanığa verilen sonuç ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından hakkında TCK'nın 50, 51 ve CMK'nın 231 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, Karar kesinleştiğinde hastane personellerinden G. G., E. Y. ve B. S. isimli personellerin de klinik seyir-muayene-çıkış önerileri alanlarına ekleme çıkarma yaptıklarının görüldüğü anlaşılmakla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet'inin 2023/20792 sırasında kayıtlı 1 Adet K-0038756 seri numaralı delil poşeti içerisinde bir adet log kayıtlarının bulunduğu disk'in dosyasında delil olarak saklanılmasına, Yargılama nedeniyle yapılan 3 tebligat gideri 294,00 TL, 2 e tebligat gideri 20,00 TL, bilirkişi ücreti 14.000,00 TL olmak üzere toplam 14.314,00 TL'nin sanıktan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, sanık, sanık müdafileri, katılan, katılan vekilleri ve iddia makamının yüzüne karşı, mütalaya uygun olarak verilen kararın 5271 sayılı CMK'nın 273. maddesi gereğince, iddia makamı, sanık müdafi ve katılan vekili açısından gerekçeli kararın tebliğinden itibaren sanık cezaevinde ise bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek, cezaevinde olmaması halinde iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek, tahliye olması halinde ise 291. maddesi gereğince mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer asliye ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile veya bu mahkemelere müracaat ile zabıt katibine veya Hakime tasdik ettirilecek bir tutanak ya dadilekçe ile karara karşı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hak ve yolları açık olmak üzere karar verilerek, verilen karar açıkça okunup anlatıldı.

FACEBOOK YORUMLAR