İşte ihbar dilekçesi:'İzmirli Avukat Şakir Balcı'dan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'BİTCOİN' başvurusu

İşte ihbar dilekçesi:'İzmirli Avukat Şakir Balcı'dan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'BİTCOİN' başvurusu
19 Nisan 2021 - 21:51 - Güncelleme: 19 Nisan 2021 - 22:06
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına

Sunulmak Üzere;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına

İhbarda Bulunan/Müşteki : Şakir Balcı. (Avukat TC.

Şüpheli/Şüpheliler : Kamuoyunda Bitcoin - Dijital Para Olarak İfade
Edilen Parayı/Dijital Varlığı ya da Unsuru Kullanan-Kullandıran- Saklayan veya
Muhtelif İşlemlere Konu Eden Kişi ve Kurumlar

Açıklamalar :

GENEL AÇIKLAMA :
Türkiye Cumhuriyeti Devleti tam bağımsız ve ülke toprakları üzerinde tam
egemen bir devlettir. Bunun en büyük ve yegane nişanı Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasıdır. Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yürürlükte bulunan
Anayasası ile ( 18.10.1982 Kabul Tarihli, 19.11.1982 Tarihinde Resmi Gazetede
yayınlanmış ) devletin egemenlik v e bağımsızlığın yönetilmesini sağlayan
unsurlar olarak sırasıyla bütün organ ve kurumlar düzenlenmiştir. Bu haliyle
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gerek unsurları, gerek egemenlik alanları,
gerekse bizatihi devletin devlet olma/sayılma unsurları da yine anayasada
yeralmaktadır. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Devletin
bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti” başlıklı 3.maddesinde
aynen
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda
belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.”
denilmektedir.

Öte yandan Anayasanın 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 11.maddelerinde yine devletin
egemenliğinin unsurları ve organları tek tek sayılmıştır. Her ne kadar
Anayasanın 3.maddesinde devletin unsurları ülke, millet, Türkçe dil, ay yıldızlı
bayrak, İstiklal Marşı adıyla milli marşı ve başkenti Ankara olarak sayılırken
egemenlik ve bağımsızlık unsurlarının en başında yeralan ülkenin sınırları
içerisinde devletin egemenliği altında oluşturulan para birimi açıkça
sayılmamışsa da Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yetkili ve ilgili kurumları
kanalıyla egemenliğinin sembolü olarak ve yönetildiği bütçesinin tabi olduğu
tek para birimi “TÜRK LİRASIDIR”. Keza yine devletin egemenlik sembolleri
arasında tıpkı bayrak gibi, tıpkı milli marşı gibi manevi bir diğer unsuru da
Cumhurbaşkanlığı forsu/makamıdır. Bağımsızlık ve egemenlik unsuru olarak
ülkede devlet tarafından basılan ve yönetilen türk lirası para birimi ve bu
paranın içeride ve dışarıda itibarının korunması tedbirleri doğrudan Türkiye
Cumhuriyeti Devletine ve en üst düzeyde devlet forsu olan Türkiye Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanlığına aittir.
Bunun devamında ve açılımı yine Türkiye Cumhuriyeti ve Anayasasının Mali ve
Ekonomik Hükümler başlığını içeren 4.kısmının 161.maddesinde aynen;
“Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle
yapılır. (Değişik: 29/10/2005-5428/3 md.) Malî yıl başlangıcı ile merkezî yönetim bütçesinin
hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla düzenlenir. Kanun, kalkınma planları ile ilgili İfadeleri yeralmaktadır. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti merkezi
yönetim bütçesi ilkesi ile ve bütçe kanunuyla yönetilmekte, bütçe kanunun
teklifi doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından yapılmakta ve bilahare TBMM
devreye girmektedir. Açık ve net ki bütçe tasarı ya da kanunlarının türk lirası
cinsinden tahakkuk ve yönetilmesi esastır.

Öte yandan Türkiye Merkez Bankası Kanunun Temel Görev ve Yetkiler başlığı
altında 4.maddesinde aynen İfadelerine yerverilmiştir. Buna göre Anayasanın uzantısı olan TC. Merkez
Bankası Kanunu anılan maddesi içerisinde Türkiyenin para basma ihtiyacı
tekelden Merkez Bankasına aittir, Merkez Bankası hükümetle birlikte Türk
Lirasının iç ve dış değerini korumak üzere , keza diğer paralar ile muadeletini
tespit etmeye ve kur rejimi belirlemeye ve benzer diğer işlemlere tam yetkilidir.
BU BAŞLIĞIN SONUCU OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Devleti bağımsız ve
egemen bir devlet olarak egemenliğinin temel unsuru milli parası Türk Lirası ile
ve kendi milli kurumları ile işbirliği ve koordinasyon içerisinde, yürütmenin en
başındaki Cumhurbaşkanlığı makamının yönetimine tabidir. Keza devlet
bütçesinin yegane unsuru TÜRK LİRASIDIR.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin içeride ve dışarıda mali sembolü Türk Lirası
olup, ekonomik kıymeti olan sair tüm mali türevler ancak ve sadece Türk
Lirasının Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenliğinin itibarını korumak ve
kollamak kayıt ve şartıyla hayat bulması, geçerliliği ve kullanılması mümkündür.

İHBAR ve ŞİKAYET KONUSU :

İşbu ihbar ve şikayetin ticari ya da ekonomik ya da mali gelişmelerden ve
görüşlerden ayrık olarak ülke milli hukukunun çerçevesi içinde açıktan ya da
muvazaalı hukuka aykırılıkların gözetilmesi ve yasaklanmasına yönelik olduğu,
keza işbu ihbar ve şikayetin TÜRK LİRASININ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ
UNSURLARINDAN sayılması nedeniyle konunun Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
öncelikle sembolü olan Türk Lirasının maneviyatını itibarsızlaştırmaya yönelik
saldırı içerdiği/içereceği, ve devamla Türkiye Cumhuriyeti Devletinin MALİ
DÜZENİNE MÜDAHALE OLUŞTUĞU ya da OLUŞMAK ÜZERE OLDUĞU
KAYGISINDAN MÜLHEM anlaşılması başvurunun amacına tam uygun olacaktır.
Zira işbu başvuru ekonomik, ticari, mali, siyasi spekülasyonların dışında, gerek
anlık, gerekse yakın gelecekteki mali, siyasi ve hukuki bir kaos ortamını önceden
engelleme ya da hukuki tedbirlerin alınması talebini içermektedir.
Bilindiği üzere BİTCOİN/DİJİTAL PARA ‘ nitelemesiyle gerek bir çok
coğrafyada gerekse ülkemizde uzun zamandır, ancak son dönemde ivme
kazanan “mali varlık” ekonomi, maliye ve ticaret sahalarında ciddi yansımalarla
ve hızla yaygınlaşan kontrolsüz gelişmelerle uluslararası ya da ulusal mali
piyasaları her türlü düzenleyici kurumlara rağmen aşarak (kişi, ticari şirketler ve
kurumların kar iştahı karşısında oluşan çaresizlikle) toplumların ve belki de çok
az gelirli kişilerin bu mali varlığa yönelmesine yol açması/ açabilmesi herkesin
kabulündedir. Nitekim gerek dünyada gerek ülkemizde limitsiz ve kontrolsüz

ticari karlar elde edileceği umudu altında yapılmış onlarca, yüzlerce ticari ve
mali kişi ve kuruluş girişimleri hafızalardadır. Bu kaygıdan hareketle özellikle
yakın son dönemde sıra dışı ticari karlılıklarından sözedilen ve bütün basın-
yayın, medya, görsel kuruluşların da günlük ve hatta son zamanlarda saatlik
olarak üstünde durulan, konuşulan aşırı karlılığı ön plana çıkarılan yapısıyla
anılan “mali unsur – bitcoin” ülkemiz gündeminde ortalama yurttaş nazarında
artık “PARA” olarak belleklere yerleşmiş ya da yerleşmek üzere, keza ciddi bir
“YATIRIMCI” sınıf ve “ARACI” sınıf oluşmuş durumdadır. Nitekim ülkemiz
üzerinden örneklersek aşırı karlılık ölçütüyle halkın yüklendiği bazı olaylar halen
milli hafızalarımızdadır. Banker Kastelli, İmar Bankası, OFF Shore hesap sistemi,
Titan Saadet Zinciri, Çiftlikbank vb. örnekler ve sosyal ve hukuki alanda üretilen
mağduriyetler henüz unutulmamıştır. Ülkemiz gerçeği bu iken uluslararası
arenada bir çok devletin söz konusu “varlık” hakkında hazırlıksız yakalanmanın
da telaşı ile “yasal ve hukuki çareler ve mevzuat üretme” yoluna girdikleri
mali çevrelerce bilinmektedir. Nitekim uluslararası yüzlerce örnek arasında
“TİME DERGİSİ” söz konusu mali unsurun “PARA YERİNE” kabul edileceği
konusunu açıklamışken bazı devletlerin ve bu arada ülkemizin de varlığa karşı
TEMKİNLİ ANCAK BEKLEYİP GÖREREK KARAR ALMA SÜRECİNİ benimsedikleri
gözlenmektedir. Nitekim 30 Nisan 2021 Tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen
konuya ilişkin Merkez Bankası Yönetmeliği içeriğinde “BİTCOİN ADIYLA ANILAN
VARLIĞA İLİŞKİN BAZI KISITLAMALAR” ve keza düzenleyici ilke ve kararlar
alınmaya çalışıldığı gözlenmektedir. Ancak net olarak ifade etmeliyiz ki ilgili
yönetmeliğin gerekçesiyle kayıtlara geçen konular ve içerik EKSİK, HATALI ve
YETERSİZDİR, zira yönetmelik gerekçesinde görüleceği üzere Merkez Bankası
görüş ve kanaatleri ve konuyu yönetmeliğe bağlarken açıklanan gerekçeler
“BİTCOİN” varlığının özetle: Türkiye cumhuriyeti Devletinin mali disiplin
kontrolünde sorunlar oluşabileceği/oluşturabileceği gibi bir düşünüşün
ürünüdür. Oysa işbu başvurunun yakın ve uzak gelecekteki kaygı ve hedefi
“BİTCOİN VARLIĞININ”
A) Üretim menşeinin kontrolsüzlüğü
B) Bilinmezliği
C) Mali piyasalara vereceği zarar karşısında muhatabının
bilinmemesi/ulaşılamaması
D) Kara para ve kayıtsız para trafiğini teşvik ve destek eden bir unsur haline
gelip gelmeyeceği
E) Mali ve ticari piyasalar hakkında bilgisi olmayan “ÇOK PARA KAZANMA
HIRSINA KAPILAN ve sonuçta MİLLİ EKONOMİYİ ya da
YÖRESEL/SEKTÖREL EKONOMİLERİ” arızalandıracak toplumsal kitlelerin
oluşmasına yolaçabileceği

F) Vergi ve sair kamu takipleri bakımından çaresizliğe düşülüp
düşülmeyeceği ve fakat en önemlisi tüm yukarıda izah edilen Türkiye
Cumhuriyeti BAŞAT MEVZUATI kapsamında dünya ülkeleri bir yana
Türkiye Cumhuriyetinin yegane ulusal egemenlik unsurlarından olan
“TÜRK LİRASININ” itibarını bozmaya ya da hükümsüz kılmaya yol açacak
ticari ve ekonomik süreçlere girilmesi (son dönem gelişmeleri
gözetildiğinde ülkemizin önünde anlık bir risk olarak) kuvvetle
muhtemel durmaktadır. Tam bu noktada mali, siyasi, ekonomik
gelişmelerin GLOBAL SİSTEM içinde anlık oynaklıkları ve GLOBAL
MEKANİZMANIN hareketli (kendi içindeki acımasız kar iştahlı
organizasyonları) gerçeği gözetildiğinde bugünden itibaren evvelemirde
hukuki alt yapının TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN MALİ EGEMENLİK
UNSURU OLAN TÜRK LİRASI itibarına yönelmesi muhtemel iş ve işlemler
öteden beri arzettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal
varlığının, Birliğinin ve Bağımsızlığının tehdit altına olduğu gözetilerek
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Maddi ve Manevi Varlığına yönelik ulusal
ve uluslar arası tehdit niteliğinde öngörülerek bitcoin ve türevleri olan
sistemlerin, ilişkili kişi ve kurumların, her türlü işlemlerinin
durdurulmasını, TC. aleyhinde bağımsızlık ve egemenlik unsurunu
doğrudan ya da dolaylı olarak yapılacak işlemlerin yasaklanmasını, çok iyi
bilindiği üzere “HUKUKTA MUVAZAA OLARAK İFADE EDİLEN GERÇEĞİN
GİZLENEREK HUKUKA UYGUNMUŞ GİBİ İŞLEMLERE GİRİŞİLMESİ
SURETİYLE” Türk Lirasının yerine “GİZLİCE “ tedavül, değişim, işlem
yapma, takas mahsup gibi işlemlere girişmiş, girişen ya da girişecek kişi,
kurum ve organizasyonların soruşturulmasını, HİLE, MUVAZAA ya da
KASIT ilişkili konularda TC Maddi ve Manevi Varlığının milli para birimi
TL.nin değerini, itibarını ve hatta geçersizliğini hedefleyen kişi, kurum ve
organizasyonların TEDBİREN YASAKLANMASINI ya da SORUŞTURMA
SURETİYLE YASAKLANMASINI, KASTI ve İŞLEMLERE DAHLİ OLANLARIN
CEZALANLADIRILMASINI ve GEREĞİNİ -KİŞİSEL ÇIKARLARIMIN DA
HALELDAR OLABİLECEĞİ GEREKÇESİYLE- arz ve talep ederim.

Nitekim gerek İzmir’de, gerek ülkenin bir çok noktasında BİTCOİNin “TÜRK
LİRASI YERİNE” “PARA OLARAK” Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik ve
bağımsızlık ölçütlerini ihlal ederek işlemler yapıldığı, tasarruflara girişildiğini
duyuyoruz, tüm medya mecralarında da bu konular ispata gerek kalmayacak
şekilde paylaşılmaktadır.

İSTEK: Yukarıdan bu yana özetle arzedildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının yukarıda belirlenen hükümlerinden hareketle ve Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin Egemenlik ve Ulusal Varlık unsuru olan TÜRK LİRASININ
itibarsızlaşması, değerinin azaltılması, değerinin yok edilmesi gibi kuvvetle
muhtemel sonuçlar dikkate alındığında bireysel, kişisel ve belli bir toplum
kesiminin muhtemel mağduriyeti bir yana, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
başta manevi varlığı olmak üzere içinde bulunulan Türk Lirasına yönelik saldırı
ya da müdahalenin öncelikle BİTCOİN KULLANIMININ VE HERHANGİ BİR İŞLEME
KONU EDİLMEMESİNİN YASAKLANMASI, bu uğurda yapılmış, yapılan ve
yapılacak işlemlerin kişi-kurum ve organizasyon bazında soruşturularak Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasına muhtelif hükümleri ile aykırılık teşkil eden BİTCOİN
ALIM-SATIM-TEDARİK-TİCARET-KORUMA-ARACILIK vb. eylemlerinin kişi ve
kurum olarak sanıklarının soruşturulması suretiyle TCK ve CMK ilgili hükümleri
eşliğinde cezalandırılmalarını saygıyla arz ve talep ederiz.20.04.2021

Şakir BALCI
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x