TERAZİNİN BİR TARAFINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRE BİR TARAFINDA EKONOMİ DENGEDE KALMA ZORUNLULUĞU
30 Temmuz 2025 - 21:49 - Güncelleme: 30 Temmuz 2025 - 22:25
30.07.2025 tarihinde bazı yerel medya organlarına ''Cenneti cehenneme çeviren şirkete mahkemeden veto'' başlığı altında , ''Aydın'ın Çine ilçesindeki Topçam köyünü çöle dönüştüren Eysim Madencilik'in ruhsatı Latmos Platformu’nun hukuki desteğiyle köylüler tarafından açılan dava sonucu iptal edildi. Kararda madencilik faaliyetinin doğaya ve insan yaşamına olan etkilerine dikkat çekildi.'' Haberi verilmek suretiyle ilk derece Mahkemesi(Aydın 2. İdare Mahkemesi) kararından bir kısım alıntılar yapılarak 1990 yılından süregelen bir maden işletmesinin ruhsatının iptal olunduğu , faaliyetinin sonlandığı müjdelenmektedir . Medyaya servis edilen tıpkı diğer Çevresel Etki Davalarında da olduğu gibi Bölgede örgütlü ve etkin olan Latmos Çevre Platformu ünvanlı topluluğun ve topluluk paydaşlarının medyayı, davayı ve süreci yönlendirdiği gözlenmektedir. Konunun bir diğer tarafı Madencilik şirketi ise 30 yılı aşkın süredir bölgede, seramik,yapı kimyasalları,arıtma hammaddeleri üretimi konusunda faaliyet gösteren,ihracat odaklı bir ticaret şirketidir. Yerel Medya tarafından kamuoyuna müjdelendiğinin aksine, Ruhsat iptali kararı maden mevzuatında bulunan en ağır yaptırım türü olup kararın bu şekliyle yüksek yargıda kesinleşmesi halinde konu yeni bir belirsizlik sürecine taşınacaktır.Zira maden işletmesi ruhsatının yenilenmesi hukuken mümkün olup ruhsat sahibi şirketin bu noktada faaliyetine devam edip etmeyeceği belirgin değildir.Bunun yanında işletmenin söz konusu maden alanını eski hale getirip getirmeyeceği uygulamada tamamen şirketin insiyatifine kalmakta ve halihazırda tüm personel ve işletme giderleriyle başbaşa ehliyetsiz/ruhsatsız bırakılan firma ve çalışanları bu belirsizlik süreci içerisindeyken,bilimsel verilere dayanmayan ''çevre duyarlılığı'' haberleri yersiz ve çözümsüz görünmektedir. O halde 2872 Sayılı Çevre Kanunun 1.maddesine atıfta bulunarak konunun çözümüne ışık tutulmalıdır.Maddeye göre ''bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.'' Bir başka anlatımla çevrenin korunması için güncel ve gerekli tüm tedbir ve teknolojilere başvurulacak ve uygulanacak , bir diğer taraftan ise ekonomik kalkınma açısından da gerekli tüm imalat ve inşaatlarda yapılacaktır.Bu bağlamda terazinin bir tarafında sürdürülebilir çevre bir diğer tarafında ise sürdürülebilir ekonomi dengede kalmak zorundadır.

FACEBOOK YORUMLAR