TUTUKLANMA KORKUSU YAŞAYAN ŞÜPHELİLERİN SULH CEZA MAHKEMESİNDE VERDİKLERİ O İFADELER

TUTUKLANMA KORKUSU YAŞAYAN ŞÜPHELİLERİN SULH CEZA MAHKEMESİNDE VERDİKLERİ O İFADELER
29 Temmuz 2024 - 17:54
T.C. 
İZMİR 
5. SULH CEZA H KİMLİĞİ 
SORGU NO  : 2024/ Sorgu 
İFADE SORGU ZAPTI 
HAKİM KATİP 
Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma suçundan şüpheliler hakkında İzmir Genel Soruşturma Bürosu'nın 26/07/2024 tarih ve 2024/103785 soruşturma sayılı yazılarıyla birlikte tutuklama istemiyle mevcutlu olarak gönderilen şüpheliler Ali Hıdır Köseoğlu. Ali Arcan, Alper Doğan, Gürkan Erdoğan, Mürsel Arıcı, Sefa Pişkinleblebici, Serdar Sadi, Uğur Yüksel huzura alındı, 
Şüpheli ALI HIDIR KÖSEOĞLU müdafii Av. ALİ İHSAN KÖSEOĞLU. Av. SİNAN METİN ve Av. ALI HIDIR SAN, 
Şüpheli ALİ ARCAN müdafii Av. SEMRA ARCANGÖKÇEN ve Av. MEHMET 
KORKUT, 
Şüpheli ALPER DOĞAN müdafii Av. GÜRKAN ACAR ve Av. MERVE KILIÇ Şüpheli GÜRKAN ERDOĞAN müdafii Av. Av. ERCAN DEMİR ve Av. ZEYNEP SEDEF ÖZDOĞAN, 
Şüpheli MÜRSEL ARICI müdafii Av. MERVENAZ AKAN ve Av. MELİKE SARAÇOĞLU, 
Şüpheli SEFA PİŞKİNLEBLEBİCİ müdafii Av. CENGİZ KARADAŞ Şüpheli SERDAR SADİ müdafii Av. MESUT BARAN AKGÜN 
Şüpheli UĞUR YÜKSEL müdafii Av. UFUK MANSUROĞLU, MUZAFFER SEVGİ SAKARYA ve Av. MEHMET ŞEKER hazır oldukları görülmekle kimlik bilgilerinin tespitine geçildi. 

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/07/2024 tarih ve 2024/ soruşturma sayılı yazıları okundu. 
Şüphelilere yüklenen suç anlatıldı. Şüphelilere yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamalarının kanuni hakları olduğu söylendi. CMK'nun 147 maddesi gereğince yasal hakları hatırlatıldı. Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebilecekleri hatırlatıldı. Müdafi seçme haklarının bulunduğu ve onun yardımından yararlanabilecekleri, müdafinin sorguda hazır bulunabileceği bildirildi. Şüphelilerden müdafi seçmeleri istendi. Müdafi seçebilecek durumda değillerse talep ettikleri takdirde barodan bir müdafi görevlendirmesinin isteneceği bildirildi. Şüphelilere müdafi huzurunda hakları hatırlatıldı. 
Şüpheliler; Haklarımızı anladık, susma hakkımızı kullanmayacağız, savunmamızı müdafiilerimiz ile birlikte yapacağız, dediler. 
Şüphelilerin savunmasının tespitine geçildi. 
ŞÜPHELİ ALİ HIDIR KÖSEOĞLU SAVUNMASINDA : Ben bu konuda daha önce emniyette ayrıntılı olarak beyanda bulundum. O beyanım doğrudur, tekrar ederim. Ben şuan İzsu'da çalışmıyorum. 2022'nin Eylül ayı ile 2024'ün Nisan ayları arasında İzsu bünyesinde çalıştım. Görev süreme ilişkin evrakı sundum. Ben İzsu genel müdürü olarak kadromuzu Bakanlık onaylar. Teknik inşaat mühendislerinden 12.000 metrekare alandan sorumluyum. Benim görev alanım daha çok stratejik plan, bütçe, şehir için gerekli olan çevre projeleri alanındadır. İzsu bünyesinde mazgal döşemesi ile ilgili sorumlu amir Su ve Kanalizasyon Daire Başkanıdır. Basit işleri kontrol mühendislerin denetiminde yapılır ve o şekilde sonuçlanır. 03/01/2024 yılında mazgal işlemi yapılmış sonraki gün asfalt yapılırken kablolar asfalt ve toprağın altında kalmıştır. 09/01/2024 tarihinde Gediz elektirik olay yerine gelmiş ve bizim yaptığımız mazgalı kırarak kabloyu onarmış ve gerekli olacak şekilde toprağın altına almamıştır. Nisan 2024 tarihinde alınan görüntüde kablolar halen yüzeyde kalmıştır. Projeli işlerimizde Gediz'e resmi yazı ile bildirilir. Bu yazıyı bildirmesi gereken kişi yine daire başkanıdır. 09/01/2024 tarihinde kablo tamiri yapıldığında Gediz elektrik bize haber vermesi ve kabloyu yerin altına almaları gerektiğini söylemesi gerekirdi. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum dedi. 
Şüpheliye emniyette alınan ifadesi okundu soruldu. Doğrudur, bana aittir dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. ALİ İHSAN KÖSEOĞLU'DAN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. 23 Temmuz tarihli heyet raporunda mazgalın yapılmasından kaynaklı olarak bütün isimleri sıralamışlar ve teknik sorumlu olarak yazmışlardır. Bilirkişiler mazgal yanlış yapılmış olsa dahi Gediz elektriğin projesinde 70 cm aşağıda olması gereken kabloyu 15 ya da 20 cm altına döşediğinden kablo zarar görmüştür. Gediz elektrik kabloyu yeterli derecede yerin altına döşemediği için kusurludur. Müvekkilim hakkında yürütülen soruşturma idari yönden hatalıdır. Müvekkilim 4483 sayılı yasaya tabi olduğundan hakkında ön soruşturma yapılması gerekir. 4483 sayılı kanunda ağır suçlarda suçüstü hali hariç olmak üzere demiştir. Müvekkilim hakkında hukuka aykırı bir soruşturma devam etmektedir. Olayımızda herhangi bir suçüstü hali yoktur. Müvekkilim hakkında dava açılsa bile beraat etme ihtimali vardır. Müvekkil hakkında yakalama kararı çıktığında 16 saat karayolu yolculuğu yaparak İzmir'e geldik. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. SİNAN METİN'DEN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. İzsu 3 ocakta mazgalı yapmış ve 4 ocakta asfalt atmıştır. 24 nisan tarihine kadar İzsu ya gelen bir ihbar yoktur. Ayın 9'unda Gediz elektrik burada bir çalışma yapmış ve Gediz tarafından bir müdahele olmuştur. Burada illiyet bağının kesildiğini düşünüyoruz. Kaçak akım rolesi de sökülmüştür. Kaçak akım rolesi sökülmese kaçak akım rolesi atacak ve elektrik kesilmiş olacaktı. İlk vefat eden vatandaşımız büyük ihtimal direk kabloya bastığını düşünüyoruz. Çünkü ikinci vatandaş da suçun içinde olmasına rağmen şahsa dokunduğu anda elektrik akımına kapılmıştır. Suçun kirli olması, suyun birikmesi ve mazgalın tıkanması gibi olaylar bu olaya sebep olmamıştır. Elektrik kablosunun ayın 9'undan beri çıplak bir şekilde kalmıştır. Su birikintisinde kimse çarpılmamış bir olay olmamıştır. Dolayısıyla burada İzsu nun ve müvekkilin kusurlu olmadığını düşünüyoruz. Ceza kanununda cezaların şahsiliği ilkesi vardır. Kusuru kim işlediyse cezanın ona verilmesi gerekir. Müvekkilin asli veya tali bir kusuru yoktur. Müvekkil kamu hizmeti yürüttüğünden dolayı tutuklanması halinde kamu hizmeti de aksayacaktır. Deliller toplanmıştır. Kaçma ihtimali yoktur. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. ALI HIDIR SAN'DAN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. 23/07/2024 tarihli rapor ve diğer raporlar hukuki sorumluluk kapsamından hareket edilerek hazırlanmıştır. Cezaların şahsiliği ilkesi konusunda kusuru işleyen kişinin sorumluluğu aranır. Ceza hukukunun faillik kavramı farklıdır. Fiil ile sonuç arasında doğrudan bir sonuç olması gerekir. Müvekkilin 12.000 metrekarelik bir yerde her bir mazgalı denetlemesi, hakedişleri ve diğer işleri yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Müvekkil soruşturmayı duyduğunda Adana Emniyetine gitmiştir. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ ALİ ARCAN SAVUNMASINDA: Ben bu konuda daha önce emniyette ayrıntılı olarak beyanda bulundum. O beyanım doğrudur, tekrar ederim. Meydana gelen olaydan dolayı çok üzgünüm. Gediz elektrikte metropol bölge müdürü olarak çalışırım. Benim görevim bize bağlı olan kişilerle ilgili onların iletişimin sağlanması, protokol olması durumunda görevlerde bulunurum. Daha çok temsil görevi yaparım. 2000 yılından beri Gediz elektrik bünyesinde çalışmaktayım. 2015 yılındaki kabloların yeraltına alınması işlemleriyle  ilgili bilgim yoktur. 2015 yılında kabloların yeraltına alınmasında işlerle ilgili ihale yapılıyor. müteahhit firma çalışmaya başlayınca hem şantiye şefleri hem de bizim gözetmenlerimiz işin başında duruyor. Yüklenici firma sözleşmesine projesine uygun yapmak mükelleftir. Gediz elektrikte bu işlemi hakediş cetvelinde yetkilendirdikleri kişiler oluyor. Bu işleri denetleyen teknisyen ve onların üstünde mühendisler oluyor, bize sahada bir arıza kaydı geldiğinde arıza koordinasyon merkezine gidiyor. Arıza koordinasyon ekibinin görevini yerine getirip getirmediğini ihbarın yerine getirilip getirilmediğini denetleyen bir kontrol mekanizması yoktur. Konak'taki arıza ekipleri vardır. Bu ekiplerin de bağlı olduğu kontrol müdürlüğü vardır. Ekip eğer o arızayı çözemesse arıza teknik şefine gider, o da çözemesse arıza müdürü vardır. Bu şekilde gider. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum dedi. 
Şüpheliye emniyette alınan ifadesi okundu soruldu. Doğrudur, bana aittir dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. MEHMET KORKUT'DAN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. Operesyon takım yöneticisi Abdulkadir Satık ile Konak işletme yöneticisi Koray Arif Fırat isimli kişiler bizatihi bu konuyla sorumlu olan kişilerdir. Müvekkilim bu şahısları denetleme yetkisi yoktur. Arıza birim müdürlüğünü de denetleme yetkisi yoktur. Meydana gelen 2015 yılındaki hatalı imalat iddiası hem de arıza kaydıyla ilgili müvekkilime ulaşan bir bilgi yoktur. Müvekkilim bu arızalarla ilgilenecek kendisine atfedilen bir görev tanımı da bulunmamaktadır. İzsu gerek Ocak ayında gerekse de sonrasında bu yerlerde çalışma yapmış, yapmış oldukları çalışmaları Gediz elektriğe bildirmemiştir. Taksirli sorumluluğun bu kadar geniş yorumlanmasını ceza hukuku anlamında hayatın normal akışına uygun görmemekteyiz. 23/07/2024 tarihli raporda müvekkilin hangi eylemden sorumlu olduğu raporda irdelenmemiştir. Müvekkil açısından deliller toplanmıştır. Herhangi bir tanığa baskı yapması söz konusu değildir. Müvekkilimin saha ve arıza tespitleri ile ilgili bir yetkisi yoktur. Sadece temsil yetkisi vardır. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. SEMRA ARCANGÖKÇEN'DEN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. Meydana gelen üzücü ve vahim olaydan dolayı hayatını kaybeden şahısların yakınlarına başsağılığı dilerim. Müvekkilimin meydana gelen olayda hiçbir kusuru ve ilgisi bulunmamaktadır. Müvekkilimle ilgili hiçbir somut delil yoktur. Müvekkil özelleştirmeden öncesinde ve sonrasında bu şirkette çalışmakta ve böyle bir olayla karşılaşmamıştır. Müvekkile isnat edilen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil söz konusu değildir. Aşamalarda samimi beyanlarda bulunmuştur. Dosyaya 25/07/02024 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmiyoruz. Bilirkişi raporunda sadece kendilerine verilen şematik listeyi tüm isimleri raporu yazmışlardır. Ceza yargılamasında cezaların şahsiliği ilkesi geçerlidir. Buna göre müvekkilimin ihmaline ilişkin tek bir somut delil yoktur. Müvekkilimin delilleri karartma ve kaçma şüphesi bulunmamaktadır. Adli sicil kaydı bulunmamaktadır. CMK 100 deki tutuklama koşulları oluşmamıştır. Müvekkilimin tutuklanması gerek Anayasa gerekse İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olacaktır. Geçen sorguda huzuruna çıkan kişilerden Abdulkadir Satık ve Koray Arif Fırat isimli kişiler adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış ve bu kişiler müvekkilimin altında çalışmaktadırlar. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ ALPER DOĞAN SAVUNMASINDA : Ben bu konuda daha önce emniyette ayrıntılı olarak beyanda bulundum. O beyanım doğrudur, tekrar ederim. 2015 yılında yapım işleri uzmanı olarak çalışıyordum. Burada sahadaki personelce imza altına alınan ve yapılan işlemlerin hakedişe dönüştürülmesi ile ilgili sorumluluklarım bulunmaktaydı. Demircan firması kabloları döşedikten sonra kontrolünü Gediz elektrikte Sürbeyan diye tabir ettiğimiz elektrik teknisyenleri kontrol eder. Ben sadece malzemelerin birim fiyatları ile ilgilenip, hakedişleri yapmaktı. Parasal olmayan hiçbir kısımda imzam bulunmamaktadır. Yapım sonrası denetimi krokinin altında imzası bulunan Hamza Bayram ve Erman Çarık isimli kişiler yapmıştır. Yetki konusunda ismimin bildirilmesinin hatalı olduğunu düşünüyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum dedi. 
Şüpheliye emniyette alınan ifadesi okundu soruldu. Doğrudur, bana aittir dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. GÜRKAN ACAR'DAN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. Müvekkilimin çalıştığı kurum da şüphelidir. Bilirkişi raporunda hangi belgeyi kimin imzaladığı konusunda evraklar vardır. Müvekkilimin imzaladığı bir tane evrak yoktur. Müvekkil hakedişleri yapmaktadır. Müvekkilim yapılan işler sonrasında imzalar atıldıktan sonra evrakları müvekkilime getirir müvekkilim de hakedişleri yapar. Bilirkişi raporunda belgeleri imzalayan kontrol eden ve evraklarda imzası bulunan diye yazı geçmektedir. Müvekkilimin hiçbir evrakta imzası bulunmamakta olup, sadece ödeme işi yapmaktadır. Müvekkilimin isminin sorumlu olarak verilen belgeye itiraz ediyoruz. Hiçbir maddi destekle desteklenmiyor. Müvekkil yapım, kontrol, denetim, geçici kabul aşamasında olayın hiçbir yerinde yoktur. Geçici kabul heyeti imzası olduğu sadece ödeme yapmıştır. Kurumun yönlendirmesi sonucu müvekkille ilgili maddi hata yoktur. Çalıştığı kurumla ilgili menfaat çatışması vardır. Geçici kabul üyeleri ile diğer üyelerin tutuksuz yargılanırken müvekkilimin tutuklanması hakkaniyete aykırı olaracaktır. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. MERVE KILIÇ'TAN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. Dosyada 2015 yılında imalatın hatalı yapıldığı, bir de 09/01/2024 tarihindeki işlemle ilgili ihmal olduğu iddiası vardır. Müvekkilim 2015 yılındaki olayla kusurlu olduğu iddia vardır. Müvekkilim bu tarihte sahada görevli değildir. Denetim grubunda da bulunmuyor. Sadece işlemler bittikten sonra hakediş işlemleriyle ilgilenmektedir. Hatalı bir imalat var ise de müvekkilimin bu hataya etki etme yetkisi bulunmamaktadır. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ GÜRKAN ERDOĞAN SAVUNMASINDA : Ben bu konuda daha önce emniyette ayrıntılı olarak beyanda bulundum. O beyanım doğrudur, tekrar ederim. Ben 20 haziran 2024 tarihinde İzsu Genel Müdürlüğü görevine başladım. Olayların başladığı ocak tarihinde kurumda hiçbir görevim bulunmamaktadır. 04/05/2023 tarihinde görevimden istifa etmiştim. Olayın olduğu tarihte herhangi bir görevim yoktu. Boş daire başkanı olarak çalışıyordum. 04/01/2024 tarihindeki hukuki durumum buydu. Meydana gelen olayla ilgili hiçbir imzam bulunmamaktadır. 09/01/2024 tarihinde öğrendiğim kadarıyla Gediz elektrik olay yerinde bir çalışma yapmış ancak bu çalışmayla hiçbir ilgim bulunmamaktadır. 12 Temmuz 2024 tarihinde göreve geldikten sonra söz konusu olay yaşanmıştır. İkinci bilirkişi raporunda üzerime suç atfedilmektedir. Bunlardan biri bölgede suyun yükselmiş olması. olayın vehametini arttırmaktadır denilmektedir. Öncelikle su iletken bir maddedir. Suyun yükselmesi her sağanakta yaşanabilen bir olaydır. Suyun yükselmesinde elektrik çarpmasının bir önemi bulunmamaktadır. 20 gün içinde buraların bakımı, temizliği ve ızgaraların bakımından sorumlu tutulmaktayım. İzsi Genel Müdürlüğü yönetmeliğine göre kusurum olduğu yazılmıştır. Yağmur suyu ızgaralarının açılması, tıkanıklığı giderilmesi kazalizasyon Genel Müdürlüğünün görevidir. Yaşanan ölüm vakasından sorumlu olmadığımı düşünüyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum dedi. 
Şüpheliye emniyette alınan ifadesi okundu soruldu. Doğrudur, bana aittir dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. ERCAN DEMİR'DEN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. Biz Savcılık aşamasında bir dilekçe vermiştik. Kanun hükümlerini biz farklı değerlendirmemiz gibi bir durum yoktur. 2560 sayılı kanun çok açık bir şekilde İzsu nun genel müdürü ve yönetim kurulu üyeleri 4483 sayılı kanuna göre soruşturma işlemleri yapılır demektedir. Müvekkilim genel müdür ve yönetim kurulu üyesidir. Kanun hükmü bu kadar açıkken yoruma gerek kalmamıştır. Müvekkilim hakkında soruşturma işlemi başlatılamayacağı gibi gözaltına alınması kanuna aykırı olarak gerçekleştirilmiştir. Meydana gelen toplumda bir etki oluşturdu. Kamuoyunda da bir beklenti oluşturdu. Bunun karşısında devletin kurumunun müdürünü polis zoruyla gözaltına alınırsa başka bir yönden infial oluşturur. Müvekkilimizin gözaltına alınması sebebi olarak Savcılığın talimatında 23/07/2024 tarihli bilirkişi raporunu verenler 5 kişiden oluşan bir heyettir. 2 inşaat mühendisi, 2 elektrik mühendisi ve 1 şehir planlaması olayla ilgili bir rapor vermişler Savcılık da bununla ilgili kusur durumu belirlemişler. Bu kişiler olayı dahi tam olarak anlamamışlardır. Bu kişilerin ceza hukuku bakımından bir değerlendirme yapmasının beklenmesi kabul edilemez. Müvekkilimin 30 tane ilçesi 7 bin tane çalışanı onbirlerce atık su mazgalı olan bir şehir, içme suçu ve atık su ile ilgili bir çok sorumluluğu vardır. Müvekkilimi hangi gerekçeyle bir mazgalda meydana gelen sorunla ilgili tutuklanmasına karar verilecektir. 20 günlük genel müdürün tutuklanmasını istemek hukuki değildir. Yine bilirkişi raporunda uzmanlık alanında sayılabilecek konularda acemi ve bilgisiz derecede değerlendirme yapılmıştır. Bu bilirkişiler olay yerine gitmemişlerdir. Olayın olduğu tarihte olaydan sonra olay yerindeki fotoğraflara bakarak, su birikmesi olduğu için bu kaza yaşandı demişlerdir. Tıkanma dedikleri şey ani yağmurdaki yüksek su gelmesiyle beraber etraftaki pisliğin mazgalları tıkandığı iddia edilmektedir. Mazgalların temizlenmesi gereken gün olaydan bir sonraki gündür. Bu rapora göre insanların tutuklanmaya sevk edilmesi anlaşılabilir değildir. Müvekkilimin tutuklanması halinde hiçbir kamu kurumuna genel müdürlük görevini veremesiniz. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ ZEYNEP SEDEF ÖZDOĞAN'DAN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. Meydana gelen olay sebebiyle biz de çok üzüldük. Olaydan sonra olay yerine giden bilirkişiler yaptıkları incelemeler sonucu İzsu şirketine atfedilebilir bir kusur bulmamışlardır. Sonrasında alınan bilirkişi raporu sonucu müvekkilim tutuklanmaya sevk edilmiştir. Kamuoyunda adalet duygusu tatmin edilirken kanuna göre hareket edilmesi gerekir. İkinci raporda ceza hukukunun önemli kavramlarından illiyet bağının yok sayıldığını düşünüyoruz. Vefat eden şahıslar sudan veya selden boğulmamıştır. Bu insanlar elektrik çarpması sonucu vefat etmiştir. İlk alınan raporda kabloların toprağın altına gömülmesine ilişkin kusurlar belirtilmiştir. Ancak kablolar yönetmeliğe aykırı olarak kablolar 15 cm yerin altındadır. Kablolar nizami olarak 80 cm olarak yerin altına döşenmemiştir. Ortada nizami olarak bir kablo döşeme yoktur. Bu kabloların hiç bakımı yapılmamış, yalıtım özelliğini yitirmiş olarak yazılmıştır. Durum böyle iken mazgallar yeterince temizlenmemiş ve su birikmiş olarak yazılan rapor, illiyet bağının gözetilmediğini göstermektedir. İzsu ya bu konuda hiçbir ihbar gelmemiştir, ancak Gediz elektriğe bir çok ihbar gelmiştir. Bu konuda basına yansıyan bir çok fotoğraf vardır. Kaldı ki bir köpeğin elektrik akımına kapılıp hayatını kaybetmesi olayı da yaşanmıştır. Bu nedenlerle İzsu Genel Müdürünü suçlamak hukuken mümkün değildir. Kaldı ki mazgalların yapılması ve düzenlenmesi Argon mühendislerinin sorumluluğundadır.  Olay 12 Temmuz günü olmuş, ön rapor sonraki gün olay yerine gidilerek düzenlenmiştir. İkinci raporda olay yerine gidilmemiştir. Şiddetli yağmur nedeniyle mazgalin dolması kuvvetle muhtemelken yazılarak müvekkilim suçlanamaz. Hukukçu olmayan ve rapor düzenleyen kişiler yönetmeliğin 14 ve 44 Maddesini ihlal ederek raporu oluşturulmuştur. Müvekkilimin görev süresi yalnızca 20 gün olup, kendisinden önceki dönemlerde meydana gelen olaylar ile ilgili sorumlu tutulması cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğunu düşünüyoruz. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ MÜRSEL ARICI SAVUNMASINDA : Ben bu konuda daha önce emniyette ayrıntılı olarak beyanda bulundum. O beyanım doğrudur, tekrar ederim. Öncesinde Gediz elektrikte yapım işleri yardımcısı olarak çalışıyordum. 2021 yılında emekliye ayrıldım. 2015 yılında elektrik hatlarının toprak altına alınmasıyla ilgili benim görev tanımıma uygun bir sorumluluğum yoktur. Ben yapım işlerinde uzman yardımcısı olarak çalışıyordum. Yetkilerim Gediz tarafindan ihale yapılan işler, müteahhitler tarafından bitiriliyor. Sonrasında bu işleri denetleyen sürveyan kişiler tarafından denetlendikten sonra geçici kabul heyetine gönderilirdi. Benim görevim işin parasal kısmında devreye giriyordu. Herhangi bir bakım ve onarım işleriyle ilgili yetkim yoktu. O dönemde sürveyanda Erman Çarık ve ismini hatırlayamadığım bir kişi vardı. Meydana gelen olayda kusursuz olduğum düşünüyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum dedi. 
Av. MERVENAZ 
Av. 
Şüpheliye emniyette alınan ifadesi okundu soruldu. Doğrudur, bana aittir dedi. ŞÜPHELİ MÜDAFİİ 
AKAN ve 
MELİKE SARAÇOĞLU,SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. İş müvekkilimin önüne geçici onay olduktan sonra gelmektedir. Kendisinin yetkisi sadece maddi kısmına ilişkindir. Bu yetkisine ilişkin herhangi bir denetim ya da arıza işleriyle yetkisi bulunmamaktadır. Geçici kabul heyetindeki şahısların serbest bırakıldığı göz önünde bulundurularak serbest bırakılmasını talep ederim. Müvekkilimin yetkisi geçici kabul heyetinden dahi azdır. Bu nedenlerle sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. MELİKE SARAÇOĞLU,SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. müvekkilimin görev tanımı bitirilmiş ve yapılmış işin geçici kurul heyetinden geçmesinden sonra metrajlarıyla ilgili fiyatlandırma yapıp, üst birime bildirmektir. Herhangi bir denetim yetkisi yoktur. Geçici heyet kurulu üyeleri serbest bırakılmıştır. Kontrol ile ilgili yetkisi bulunmayan müvekkilimin serbest bırakılması gerekir. Meydana gelen üzücü olayla da ilgili bir kusuru bulunmamaktadır. Müvekkil uzun yıllardan beri aynı ikamette oturmaktadır. Karakoldan arandığında karakola gidip beyanlarını vermiştir. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ SEFA PİŞKİNLEBLEBİCİ SAVUNMASINDA : Ben bu konuda daha önce emniyette ayrıntılı olarak beyanda bulundum. O beyanım doğrudur, tekrar ederim. Meydana gelen olaydan dolayı ben de üzüldüm. Ben Gediz elektrik firmasında operasyon direktörü olarak çalışırım. Arıza ile ilgili arızalar çağrı merkezine gelir. Teknik servis ve mühendisler tarafından arızalar yapılır. Arızalar giderilince arıza kaydı kapatılır. Yavuz Üner direk bana bağlı olarak çalışmamaktadır. Mert Ceylan isimli mühendise bağlıdır. Onunla iletişime geçer. Ben idari görevlerle görevliyim ayrıca 4 tane bölge müdürlüğü bana bağlıdır. Bu bölge müdürlüklerinin altında ilçe işletmecilikleri vardır. Benim arızalara bir müdahalem yoktur. Saha yönetimiyle ilgili bir yetkim yoktur. Arıza bildirime gelen ihbarlara yeterli cevap verilmediğini karşılık bulunup bulunmadığıyla ilgili denetimi şöyle olur. Konak'ın teknik şefi :Yavuz Ünerdir. Mert Ceylan bu şahıstan sorumludur. Mert Ceylan'ın yöneticisi Mehmet Fatih Tosun vardır. Onun da üzerinde Ali Külak vardır. Konak ilçe işletme yöneticiliği Koray Arif Fırat tır. Bu şahıs Ali Arcan'a bağlıdır. Ali Arcan da bana bağlıdır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum dedi. 
Şüpheliye emniyette alınan ifadesi okundu soruldu. Doğrudur, bana aittir dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİDEN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. meydana gelen üzücü olayla ilgili olarak kusurunun bulunmadığı, bu olayla ilgili bir suçunun olmadığını belirtmiştir. Müvekkil Genel Müdür Yardımcısı konumundadır. Müvekkilimin bünyesinde İzmir ve Manisa illerine bağlı 4 tane bölge müdürü, bu müdürlerin altında çalışan müdürler ve bu müdürlerin altında çalışan bir çok personel vardır. Müvekkilin operasyon direktörü olarak görev tanımı yapılmıştır. İfadesi alınan şahısların ifadelerinin hiçbirinde müvekkilimin sevk ve idare yaptığına dair bir beyan yoktur. Müvekkilin meydana gelen arızalarla tek başına ilgilenmesi beklenemez. Bu arızalarla ilgilenseydi, sahada görevli olur. Müvekkil 4 tane bölge müdürü ile birlikte diğer kurumlarla yazışmalar yapmaktadır. Görev tanımı budur. Bu nedenle müvekkil aleyhine bir ifade mevcut değildir. Bu işle sorumlu olan Konak işletme müdürlüğüdür. Konak ilçe bakım personeli ihbar dolayısıyla olay yerine gittiklerini ve arızayı onardıklarını beyan etmişlerdir. Izsu firması tarafından olay yerinde usulsüz bir onarım söz konusudur. Gediz elektrik tarafından arıza onarılmış ve kapatılmıştır. Arıza kapatıldıktan sonra amirler neyi denetleyeceklerdir. Bilirkişi raporunda 2015 yılına ilişkin olarak bir ihale sürecinden bahsedilmiştir. Bu iş yüklenici firmaya verilmiş ve iş bittikten sonra gerekli denetim ve kontroller yapılmıştır. Bu raporda sorumlu olan kişiler yazılmıştır. Bu kişiler arasında müvekkilimin ismi geçmemektedir. Bilirkişi de bizi teyit etmiştir. Ancak bilirkişi 60 a yakın kişinin teknik olarak sorumludur yazmış ancak bu hususa bir açıklık getirmemiştir. Ancak raporda şüphelilerin olayın meydana gelmesinde asli ya da tali kusurlu olduğu yönünde bir rapor ya da somutlaştırma yoktur. Operasyon yetkilisinin sanki tüm ilçedeki yapılan işlerden sorumlu tutulmuştur. Kusurun neden kaynaklandığı ayrı ayrı belirtilmesi gerekir. Bu rapor doğrultusunda bir hüküm vermeye elverişli rapor değildir. Bu raporu kabul etmiyoruz. CMK'nın 100 maddesinde tutuklama şartları belirtilmiştir. Somut olayda müvekkilim yönünden CMK'nın 100 maddedeki şartları taşımamaktadır. Kaçma veya delilleri değiştirme. şahısları etkileme ihtimali bulunmamaktadır. Müvekkil öncesinde iki kere kalp ameliyatı geçirmiş olup, kalbinde stent bulunmaktadır. Halen kalp damarları tıkalı olup, tansiyon hastasıdır. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ SERDAR SADİ SAVUNMASINDA Ben bu konuda daha önce emniyette ayrıntılı olarak beyanda bulundum. O beyanım doğrudur, tekrar ederim. Ben İzsu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaparım. 18 yıldan beri bu şirkette çalışırım. Her kademesinde görev aldım. Yaklaşık bir yıldan beri Genel Müdür Yardımcısı görevini yürütüyorum. Bana bağlı 3 adet daire başkanlığı vardır. Mazgal yapımı konusunda kanalizasyon daire başkanı tarafından ya da yüklenici firmaya yaptırır. Bu olayda da ihale sonucu yüklenici firmaya yaptırmış. Denetimini ve ödemelerini yine kendisi yapmıştır. Benim bu konuda denetleme yetkim yoktur. Bana bağlı olan daire başkanlıklarının sevk ve idare işlemlerini yapıyorum. Daha çok idari yönden görev alıyorum. Özetle idare ve koordinasyon görevim vardır. Mazgalın yapımı, izin alınması gibi teknik işler olduğundan kanalizasyon genel müdürlüğünün yetkisindedir. 9 Ocakta yani İzsu çalışmasından sonra elektrik hattına bir müdahale olmuştur. Olay yaşandıktan sonra mazgallar halen oradadır. Gediz elektriğin yapmış olduğu çalışma sonrasında kamunun kullanımına açılmış durudadır. Yani sorunu çözen de yine Gediz elektriktir. Burada İzsu nun bir ihmali olmadığını göstermektedir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum dedi. 
Şüpheliye emniyette alınan ifadesi okundu soruldu. Doğrudur, bana aittir dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİDEN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. 4483 sayılı yasa gereğince İzsu yönetim üyesi olduğu için yönetim kurulu üyelerinin de bu kanuna tabi olduğundan soruşturma izni alınması gerekir. Kanunda tek istisna ağır cezayı gerektiren suçüstü halidir. Bu konudaki itirazlarımızı söylemek isteriz. Gediz elektrik personeli olay yerine gelerek İzsu'nun yaptığı çalışmadan sonra çalışma yapmıştır. İzsu'nun bir yapım hatası var ise Gediz elektiğin bir bildirimde bulunması gerekirdi. Ancak böyle bir bildirimde bulunmamıştır. 9 Ocakta en son olarak olay yerine müdahele eden yine Gediz elektriktir. Bilirkişi raporunda elektrik kaçağı olabilir ancak mazgal temizliği yapılsaydı böyle bir olay yaşanmazdı gibi yazılmışlar ancak bu tamamen hatalı bir değerlendirmedir. Kabul etmiyoruz. Bu kusur durumu hakim ya da Savcısının belirlemesi gereken bir kusur durumudur. Olay anına ilişkin video incelendiğinde İnanç isimli vatandaş bileğine kadar suya girerek karşıya geçmiş ardından Özge isimli vatandaş suya bastığında elektrik akımına kapılmıştır. Suda bir elektrik akımı olsaydı İnanç isimli şahıs da suya bastığında elektrik akımına kapılmış olurdu. Olay yerinde belki onlarca kişi karşıya geçti ve elektrik akımına kapılmamıştır. Bu husus da suda elektrik akımınn olmadığını göstermektedir. Müvekkil kamu görevlisi olup, sabit ikametgah sahibidir. Meydana gelen olayda hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ UĞUR YÜKSEL SAVUNMASINDA Ben bu konuda daha önce emniyette ayrıntılı olarak beyanda bulundum. O beyanım doğrudur, tekrar ederim. Ben Gediz elektrik firmasında genel müdür olarak görev yapıyorum. 2015 yılında yapılan işlemlere ilişkin şunu söylemek istiyorum. Ben 2018 yılında Gediz elektrikte çalışmaya başladım. O tarihte burada çalışmıyordum. Gediz Manisa ve İzmir illerinde elektrik dağıtım hizmeti sunuyor. Organizasyon ölçüldüğünde bana gelene kadar 8 kademe teknik yetkinlikleri olan şahıslar vardır. Ben genel olarak şirketin temsilinden sorumluyum. Şirket temsili kamu paydaşlarıyla daha fazla olur. Kamu denetimimiz çok yoğundur. Kamu görevinde temsil yönetimi görevim çok daha fazladır. Bana bağlı olan direktörlükler ile saha operasyonlarını hem de planlama ve raporlara faaliyetlerini yaparım. Doğrudan bana bağlı olan müdürlükleri de vardır. Yapının içinde günde yaklaşık 300 bin sayaç okuruz. 2015 yılındaki kabloların toprak altına döşenmesi ile ilgili taşeron firmayla ilgili Gediz A.Ş'nin ihale yapan birden fazla birim olur. Planlama işleri müdürlüğümüz yapılacak işlerin planlamasını yapar. Satın alma müdürlüğü tarafından ihaleye çıkar. Geçici kabul heyeti yapılan işlerin usulüne uygun olarak yapıldığını kabul eder. Kabul heyetleri bağımsızdır. Bu kurumu denetleyen bir kurum yoktur. Bu kurum emir komuta zinciri içinde çalışmazlar. Bu heyeti denetleyen Gediz A.Ş'de denetleyen bir kurum olmadığı için onların sorumluluğundadır. Bizim işlerimizin bir kısmını tedaş ile birlikte yaparız. Bizden tedaşdan ve yüklenici firmadan arkadaşlar imza atar ve başka bir kurum tarafından denetlenmez. Bizim yıl içinde yaptığımız işlemler tedaş tarafından denetlenir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum dedi. 
Şüpheliye emniyette alınan ifadesi okundu soruldu. Doğrudur, bana aittir dedi. ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. UFUK MANSUROĞLU'DAN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. Taksirle sonucu işlenen bir suç dolayısıyla müvekkil karşınızdadır. Somut olayda ölüm neticesini doğuran eylemin 9/12 hangi eylem sonucu meydana çıktığı konusunda bir şüphe vardır. Buradaki mesele kabloların yer altına olan uzaklığıyla ilgili yol izlenecekse müvekkilim bu tarihte görevde değildir. Bundan sonraki aşamada olayın ertesi gün alınan bir rapor vardır. Bu raporda besleme kablolarının mazgal altına sıkışmış ve kablonun yalıtımının zedelendiği yazılmıştır. Bu kusuru sahadaki işlemleri gerçekleştiren kurum ve kuruluşlara hasletmek gerekir. Bu olayda İzsunun bizden habersiz çalışma yapabileceği mazgalı yaparken koruyucu ekipmanlara zarar vermesi gibi bir yetkisi yoktur. Meydana gelen arızaların yapımının genel müdür tarafından denetlenmesi mümkün değildir. Çünkü genel müdüre gelene kadar 8 tane hiyararşik amir vardır. 09/01/2024 tarihte kurum gelmiş, gerekli önlem alınmadığı için söz konusu olay yaşandığı belirtilmiştir. Kurumun 9 ocaktaki yaptığı işlemlerle ilgili meydana gelen kazayla bir ilgisi olmadığı açıktır. Buradaki kusurun bizden uzaklaşılarak yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Temasın olduğu yerdeki mazgalı koyan biz değiliz. Yani mazgal işlemi yapılırken kablolara zarar verildiği bilirkişi raporunda yazılmıştır. 03/012024 tarihinde İzsu'nun çalışmada kablolarla oynandığı, kablolara zarar verildiği görülmüştür. 5 kişiden oluşan oluşturulan raporun 11. Sayfasındaki ihbarların hiçbiri olay yeriyle ilgili değildir. Bu nedenle bilirkişi raporunda teknik hata vardır. Burada bahsedilen kabin 213 de burasıyla bir alakası yoktur. Bu raporda 17 tane isim verilmiş ve teknik yönden kusurlu oldukları belirtilmiş ancak müvekkilimin hangi eyleminden dolayı kusurlu olduğu belirtilmemiştir. Bu konuya bir açıklık getirilmemiştir. Müvekkil 7 basamak üst tarafında yer almaktadır. Arıza kayıtları yükleniciye gidiyor ve sonrasında tekrar yüklenici tarafından arıza giderilme işlemi yapılmaktadır. İlerleyen aşamalarda çok sayıda bilirkişi raporu dosyaya girecektir. Bu dosyada şüphelilerin hangi derecede kusurlu olduğu değişecektir. Esas mahkumiyete yeter rapor kovuşturma aşamasında belli olacaktır. Bu nedenle alınan raporlar yeterli olmayacaktır. Netice itibariyle dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğimiz hiçbir nokta yoktur. Müvekkilin genel müdür sıfatıyla tutuklanması ölçüsüz olacaktır. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. MUZAFFER SEVGİ SAKARYA'DAN SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. Müvekkilin çalıştığı kurum büyük bir kurumdur. Çok sayıda çalışan yer almaktadır. Bir alt yapılanma vardır. Bu yapılanmaya göre iş bölümü bulunmaktadır. Her birimin kendi başında kalifiye konusunda uzman yetki ve sorumluluk sahibi olan kişiler vardır. Dolayısıyla genel müdüre sadece temsil yetkisi atanmıştır. herhangi bir arıza giderme yetkisi bulunmamaktadır. Alt kadrolara bakıldığında bir ihmalinden bahsedilemez. Çünkü mevzuata göre başka bir kurum kazı yapacaksa ilgili kuruma bilgi vermesi gerekir. İzsu nun yaptığı çalışmalarla ilgili müvekkilimin kuruma bilgi gelmemiştir. 4. Ayda izsu olay yerinde bir çalışma yapmış yine müvekkilimin kurumuna bilgi vermemiştir. İzsu mütemadiyenn çalışma yaparken kuruma bilidirim yapmamıştır. CMK 100 de şüphe değerlendirilirken kuvvetli suç şüphesinden bahsedilmektedir. Müvekkilimin verilmiş görev çizelgeleri vardır. Müvekkilimin aldığı herhangi bir arıza kaydı yoktur. Bu olayda kuvvetli suç şüphesini karşılaması mümkün değildi. Müvekkilimin delilleri etkilemesi ya da karartması gibi bir durum yoktur. Kaçması da mümkün değildir. Masimiyet karinesi de göz önüne alınarak yargılama sonucunda beraat edeceğine de inanarak sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
ŞÜPHELİ MÜDAFİİ Av. MEHMET ŞEKER SORULDU: Şüpheli samimi olarak beyanda bulunmuştur. Beyanlara aynen katılıyoruz. Müvekkile bu arıza bildirilmiş olsa, müvekkil de bildirim karşısında hiçbir şey yapmamış olsaydı, kusuru olabilirdi. Ancak bu arızalarla arızası nedeniyle bir ölüm olayı olsa idareden sorumlu başsavcı mı sorumlu olacaktı. Yani burada müvekkilim kurum müdürü olarak görev yapmaktadır. Sabit ikametgahı bulunan şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere öncelikle bihakkın olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmasını talep ederiz dedi. 
Soruşturma evrakı ve ekleri incelendi. 
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 
Her ne kadar şüpheliler Ali Hıdır Köseoğlu, Ali Arcan, Alper Doğan, Gürkan Erdoğan, Mürsel Arıcı, Sefa Pişkinleblebici, Serdar Sadi, Uğur Yüksel'in üzerlerine atılı Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma suçundan tutuklanmaları talep olunmuş ise de: dosya kapsamındaki ön bilirkişi raporu, 23/07/2024 tarihli heyet bilirkişisi raporu, ilgili kurumlar tarafından dosyaya sunulan organizasyon şeması, görüntü kayıtları, ihbar evrakları, tanık beyanları, dosya kapsamında alınan diğer şüphelilerin beyanları dikkate alındığında: atılı suçu işlediklerine dair hakkında suç şüphesi bulunan ve kaçma şüpheleri olan şüphelilerin mevcut delil durumuna göre tutuklanmalarının bu aşamada ölçülü olmayacağı, tutuklamadan beklenen amaca adli kontrol tedbiri uygulanarak ulaşılabileceği anlaşıldığından, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının şüphelilerin tutuklanmaları yönündeki talebinin REDDİ ile; 
Şüpheliler ALİ ARCAN, ALI HIDIR KÖSEOĞLU, GÜRKAN ERDOĞAN, SEFA PİŞKİNLEBLEBİCİ, SERDAR SADİ, UĞUR YÜKSEL hakkında atılı suçtan 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109/3-a maddesi uyarınca YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI ŞEKLİNDE ADLİ KONTROL TEDBİRİ UYGULANMASINA, 
Şüpheliler MÜRSEL ARICI, ALPER DOĞAN hakkında CMK 109/3-j maddesi gereğince ELEKTRONİK KELEPÇE TAKILMAK SURETİYLE KONUTU TERK ETMEMEK ŞEKLİNDE ADLİ KONTROL HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA, 
Adli kontrol hükümlerinin şüpheliler hakkında kamu davası açılması halinde mahkemesince bu konuda bir karar verilinceye kadar devamına, yapılacak soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde adli kontrolün sona ermesine, 
Şüphelilerin adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmemeleri halinde CMK'nun 112 maddesi gereğince hemen tutuklanabileceklerinin kendilerine İHTARINA, (ihtarat yapıldı) 
Evrakın ikmali için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 
Dair şüpheliler ve şüpheliler müdafilerinin yüzlerine verilen karara karşı kararın tefhiminden itibaren 2 hafta içerisinde hakimliğimize yönelik verilecek itiraz dilekçesi yada zabıt katibine tanzim ettirilecek tutanak ile İzmir Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine itirazı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı, imza altına alındı. 26.07.2024 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x