ByLock belirleyici delildir
Anayasa Mahkemesi, belirleyici delil olarak ByLock programı verilerine dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmiş olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini öne süren kişinin bireysel başvurusunu reddetti.
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Babaeski Adliyesi'nde icra müdür yardımcısı olan Ş.K. hakkında FETÖ/PDY'ye üye olma suçu isnadı nedeniyle soruşturma başlatıldı. Başsavcılığın talebi üzerine Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü'nce ByLock sorgu sonucu raporu düzenlenerek savcılığa gönderildi. Bu raporda Ş.K.'nın 13 Ağustos 2014 tarihinde telefonuna ByLock haberleşme programını yükleyerek kullandığının anlaşıldığı belirtildi. Ş.K. daha sonra 25 Mart 2017'de tutuklandı. Yargılandığı davada tahliye talebi reddedilen Ş.K. bu karara yaptığı itiraz da reddedilince Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Diğer yandan yapılan yargılama sonucu Ş.K.'ya, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Ş.K.'nın bu karara yaptığı itiraz Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Temyiz edilen karar Yargıtay tarafından onanınca Ş.K. da Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruyu görüşen Yüksek Mahkeme, ByLock'un mahkûmiyet kararında tek veya belirleyici delil olarak kullanılamayacağına ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verdi.
Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde ByLock konusunda önemli şu değerlendirmeler yer aldı: "Somut olayda başvurucunun terör örgütü üyeliği suçundan mahkum olmasında dayanılan tek delil ByLock kullanıcısı olmasıdır. Başvurucu, yargılamanın tüm aşamalarında ByLock kullanıcısı olduğu iddiasını kabul etmemişse de ByLock sunucusuna bağlantı sağlayan telefonun kendisine ait olmadığını veya bu telefonun kendisi dışında birileri tarafından kullanıldığını iddia etmemiştir. Mahkeme, başvurucunun kendi kullanımındaki cihazlar ve GSM aboneliği vasıtasıyla ByLock sunucusuna bağlanıp bir user-ID alarak bu sisteme dâhil olmasını ve programı örgütsel haberleşmenin gizliliğini sağlamak amacıyla kullanmasını örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak değerlendirmiştir. Yapısı, kullanım şekli ve teknik özellikleri itibarıyla sadece FETÖ/PDY mensuplarınca -örgütsel iletişimde gizliliği sağlama amacıyla- kullanılan kriptolu iletişim ağının başvurucu tarafından kullanılmasının terör örgütüne üye olma suçu açısından mahkûmiyete dayanak alınması, adil yargılanma hakkı kapsamındaki usul güvencelerini tamamen etkisiz hale getiren ve açıkça keyfi bir uygulama olarak değerlendirilemez."
https://aydinlik.com.tr/

FACEBOOK YORUMLAR