İşte Yargıtay kararı:'EŞİNE 'SEN SALAK MISIN' 'ERKEK MİSİN' DİYEN KADIN YOKSULLUK NAFAKASI ALAMADI'

İşte Yargıtay kararı:'EŞİNE 'SEN SALAK MISIN' 'ERKEK MİSİN' DİYEN KADIN YOKSULLUK NAFAKASI ALAMADI'
19 Nisan 2021 - 22:34

Kesinleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-karşı davacı kadın ağır kusurludur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. (TMK m. 175). Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez.

T.C.

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi        

2020/6996 E.  ,  2021/842 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Taraflarca Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi uyarınca açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda mahalli mahkemenin 15.02.2019 tarihli ve 2018/875 esas, 2019/455 sayılı kararında davalı karşı davacı kadının eşinin anne babasına "Bu eve bir daha gelmeyin, sizden nefret ediyorum, Selçuk'u sevmiyorum" şeklinde sözler söylediği ve eşine "Sen kimsin bana karışamazsın, sen salak mısın, sen erkek misin" şeklinde mesaj attığı gerekçesi ile davalı-karşı davacı kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek davacı- karşı davalı erkeğin davasının kabulüne davalı-karşı davacı kadının davasının reddine karar verilmiştir. Anılan kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 01.10.2019 tarihli ve 2019/5958 esas, 2019/9449 karar sayılı ilamı ile mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kadının kusurlu davranışları yanında, davacı-karşı davalı erkeğin de; eşini, kendisinin alacağını söyleyerek hafta sonu için babasının evine bıraktığı ve bir daha da aramadığı, bu halde erkeğin de kusurlu davranışlarıyla taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikle bir geçimsizlik mevcut ve sabit olduğundan nazara alınarak davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının da kabulü gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen hüküm sonucunda tarafların karşılıklı boşanma davalarının kabulüne karar verilmiş, tarafların kesinleşen kusurlu davranışlarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşit kusurlu oldukları gerekçesi ile davalı karşı davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Dairemizin 01.10.2019 tarihli bozma ilamı ile belirlenen ve kesinleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-karşı davacı kadın ağır kusurludur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. (TMK m. 175). Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.02.2021 (Pzt.)

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x